ZARAFETİ YAŞAYAMIYORUZ

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Maalesef ilimizde, her alan da olduğu gibi müzik kültürünün de gelişmiş olduğunu söylememiz mümkün olmayacaktır. Hatta müzik kültürümüz yıllar öncesinde gösterilen büyük başarıların etkisini dahi kaybetmiş durumdadır.

Nida Tüfekçi, Ozan Şerafettin Hansu, Hasan Kaplani, Gönüllü Coşkun, Selahattin Bölük… gibi, daha saymakta zorlandığım bir çok isim, toplam olarak yüz civarında ki türküleriyle gönüllerde yer edinmişler, Yozgat ve yörelerinde büyük emek harcayarak, Türk müzik kültürümüze katkı göstererek, halk müziği, türk sanat müziği, folklor ve oyun dallarında yurt içinde ve yurt dışında seçkin bir yer edinilmesine katkıda bulunmuşlardır.

Anadolu’da müzik kültürünü besleyen, türküleriyle, ozanlarıyla, yazarlarıyla, gönüllerde taht kurmayı başaran isimler ve ilimiz adına, müzik kültürünün zayıfladığı bir dönem içerisinde bulunduğumuz için çaresizce üzgünlüğümü ifade edebilirim…
Özellikle günümüzde, Türkiye geneline baktığımızda, gençlerin ve ailelerin müzik anlayışlarının, ne kadar farklı bir durumda olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz. Müzik kültürümüz çok değişti ve hızla değişmeye devam ediyor.
Dünya genelinde yaygınlaşan, pop, rap, rock tarzı gibi müziklerin dinlenme oranları Ülkemizde de hat safhaya ulaşmış durumdadır. Bu değişime kimsenin engel olması mümkün görünmüyordu. Netice olarak öyle de oldu ve tüm dünyada bu tarz müziklere daha çok ilgi gösterilmekte. Fakat bizim müzik kültürümüzde genel anlamda, bambaşka bir değişiklik gözlemliyorum.

Elbette, benim gibi her farklı müziğe eşlik eden insanlar var içimizde ama bizim gençliğin arabesk dışında müzik dinlediklerini duysam gözlerim yaşaracak. Önce de söylediğim gibi farklı müziklerde dinleyenler mutlaka var ama kim ne derse desin arabesk ağırlıkta.
Arabesk bizim gençlik. Arabeskin de kralını dinliyorlarmış…
Kitapsız…
Lanet olsun…
Ellerin oldun…
Daha neler neler…
Müzik geçmişimizde ki bazı başarılı isimlerden bahsettim. Hiç merak ettiniz mi? O sözlerdeki zarafeti kavrayabildiniz mi?

Şu an hangi müzik dalını dinlerseniz dinleyin. Sözlerin önemi kalmamış. Bu müzikler isyandan ve karamsarlıktan başka bir şey değil. Artık sesin zarafeti, okunuşu değil, müziğin ritmi belirliyor güzellik anlayışını da.

Müziğe ruhun gıdası derler, eğer müzik ruhun gıdasıysa, biz her gün zehirleniyoruz. Bu tarz isyankâr müziklerin insana hiç bir katkı vermeyeceğini düşünüyorum. Hatta bize zarardan başka katkısı da olmayacağını düşünüyorum.

Bu arabesk alışkanlığından vazgeçerek bizi ruhen ve bedenen dinlendirecek müzikleri dinlememiz de fayda olacağını düşünüyorum. Bizi karamsarlığa itebilecek her şeyden uzak durmamız gerekmektedir.

ZARAFETİ YAŞAYAMIYORUZ
Giriş Yap

Merhaba Yozgat Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!