DOLAR

18,8383$% 0.1

EURO

20,3282% -1.12

STERLİN

22,7007£% -1.55

GRAM ALTIN

1.128,40%-2,33

ÇEYREK ALTIN

1.881,00%-0,94

BİTCOİN

440089฿%-0.28965

a

YOZGAT’I KALKINDIRIYORUZ

Geçtiğimiz hafta, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat Oktay, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ve Milletvekilleri, gün boyu bir dizi temaslarda bulundular.

Yozgat’ın her yeri polisle kaynıyordu. Her köşede iki üç koruma, yatırım yapılabilecek yerler bir bir gezildi, vaatler verildi, yer tespitleri yapıldı, bizde vatandaş olarak söylenenlere dikkat kesildik, zaten bu tür vaatlere alışığız. 

Vaat edilenler şunlar oldu;

Çapanoğlu Camii’nin düzenlemesi,

Yozgat Belediyesi yurtdışı kaynaklı finans desteği,

Güneş enerjisi projesi,

Toprak Mahsulleri Ofisi’ni yıkarak millet bahçesi yapma projesi.

Çekerek’te balıkçılık.

Kadışehri’de alt yapı çalışmaları.

Saraykent’te termal tesisler gibi birçok hizmetin yapılacağının vaatleri verildi.

Kötü mü oldu?

Hayır.

Yerinde olayları tespit  etmekten güzel bir şey olamaz.

Bunları irdeleyeceğiz.

 Yozgat’ta hayvancılığı desteklemek adına  hayvan hastanesi ve hayvan pazarı yapım projesine toplamda 18 milyon TL yatırım yapılacak.  2 milyon civarında hibe 5 milyon lirada kredi verileceğini söyledi Bakan Kurum.

Ne oldu bizim hayvancılığımıza Sayın Bakan? 

Keşke bu vaadi siz verirken Tarım Bakanımızda burada olsaydı. 

Bu hâle niye geldik?

Yozgat’ta her Salı günü binlerce hayvandan oluşan büyükbaş, küçükbaş hayvan pazarımız  kurulur, sabahtan akşama kadar devam eder, alınır, satılırdı. Yıllar öncesinde meşhur Peyik pazarımıza panayır da kurulurdu.

Çevre illerden buraya  hayvan almaya yüzlerce kişi gelirdi, sıcak para girişi olur, üreticinin yüzü güler, cebi para görürdü.

Son yıllarda yapılan yanlış uygulamalar, tarım girdilerinin pahalı olması, sap-saman-yem bitkilerinin istediğimiz şekilde üretilmemesi, köyde yaşayan nüfusun şehirlere göç etmesi gibi birçok neden maalesef bugünkü hâle getirdi ülkemizi.

Sadece hayvanla sınırlı değil, buğday da ithal ediyoruz.

Dünyada kendi kendine yeten yedi ülkeden biri olan ülkemiz, buğday ambarı olan İç Anadolu bölgemiz, hele de Yozgat’ımız, belki de Konya’dan sonra en çok hububat üretir, koyacak ambar bulamaz, yer altı naylon örtüler altına stok ederdik buğdayımızı,  mercimeğimizi, nohudumuzu. 

Koskoca bir tarım ülkesinin bugünkü geldiği durum bu maalesef.

60 bin civarında memuru olan Tarım Bakanlığımız, 40’dan fazla ziraat fakültemiz, 50 binden fazla ziraat mühendisimiz var. Bir o kadar da Veterinerimiz var, Ziraat Mühendislerimizi tarlada, Baytarlarımızı ahırlarda göremiyoruz.

Hâl böyle olunca;

Sırplardan et,

Bulgarlardan saman,

Ruslardan buğday alıyoruz.

Bugünlere geldiğimizde ıspanaktan ölüyoruz, zaman zaman da balıktan, tavuktan zehirleniyoruz. Niye derseniz; ata et, ite de ot veriyoruz. Yarın bu konuya devam edeceğiz diyorum vesselam… 13 KASIM 2019 ÇARŞAMBA

ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

AFGANLI ÇOBANLAR

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.