YORUMSUZ

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Her zaman ki gibi bilgisayarımın karşısında oturup bir takım araştırmalar yaparken, gözüme ilişen bir konuyu sizlerle paylaşma ihtiyacı duydum. Çoğu zaman yargısız infaz niyetiyle yaklaşım içerisinde olduğumuz gibi doğru olduğu yönünde düşündüğümüz bazı etkenlerin yanlış olmasına rağmen, ısrarla çevremize kabul ettirmek ihtiyacı hissederiz.

Bu etkiler arasında ciddi anlamda ısrarcı ve inatçı bir yapıya sahibiz. Bu anlamda hayatımızda birçok alanda ve birçok kararda yanlış adım atarız ve sorumluluğunu da hiçbir zaman kabul etmeyiz.

Bir takım bahaneleri kaçış olarak görürüz ve bazı sebeplerle, yine başka birilerini sebep olarak gösteririz. Konuyu örneklendirerek daha açık bir şekilde anlatmakta fayda görüyorum. Kelime anlamıyla günlük hayatımızda bir uyuşum ya da benzeşme içerisinde bulunmayan bazı kavramlar var. Örneğin;

Her ne sebeple ise bilmiyorum fakat “Yakamoz” ay ışığının denize yansıması olarak bilinir. Fakat yanlış bir anlam taşımaktadır…
Yakamoz ay ışığının denize yansıması değildir…
Denizde yaşayan bir tür canlıdır…
 Anlamı ise;
“Biyolojik ışık üretme özelliğine sahip, akıntı ve rüzgârlarla sürüklenen ve bir şeye dokunduğunda ışık veren deniz hayvandır.”
Ay olan gecelerde de görmek imkânsızdır…
Gözüme ilişen metinde şu şekilde bahsedilmektedir;
“Bunlardan milyonlarcası bir araya geldiğinde geceleri bir kayık geçerken veya bir balık sürüsü geçtiğinde bu canlılara çarparak ışık çıkarmalarını sağlar.
O yüzden balıkçı sandallarında yüksek bir direk ve bu direğin ucunda oturulacak bir yer vardır.

Balıkçılardan biri buraya oturarak ay olmayan geceler, balıkların yakamoz yaparak geçtikleri yolları görüp dümenciyi oraya yönlendirirler. O yüzden Lüfer avlarken Lüx ışığı kullanılır, balık gelsin diye değil misinanın değdiği yakamozların çıkardığı ışıktan Lüfer korkmasın diye Lüx ışığı yakamoz ışığını söndürmek için kullanılır.

Aslında Yakamoz (eğer göreniniz varsa bilir) olağan üstü bir şeydir, Yakamoz olduğunda denizde uzun floresan lambalar yanıyormuş gibi olur. Ama bunun için ay ışığı olmaması gerekir…
Ay ışığı (daha baskın olduğu için) gerçek yakamozu göremezsiniz.

Bir de Yakamozlu ve Ay ışıksız gecelerde denize girince pırıl pırıl gümüşe bulanmış gibi olursunuz. İşte gerçek anlamlarla yaptığımız yorumlar arasında ki uçurum.
Çoğunluk olarak yanlış bildiğimiz ve telaffuz ettiğimiz bir kavram.
;Şarkısı, türküsü dahi var…
Hatta denizin karşısına geçip, ay ışığının yansımasıyla, “yakamoza bak” gibi yanlış yorumlar yaparız değil mi?
Tıpkı birçok mevzu üzerine yaptığımız yorumlar gibi…
Herkesin olmasını istediği şekilde yönlendirme ihtiyacı duyarak müdahil olduğu kavramlar gibi…

YORUMSUZ
Giriş Yap

Merhaba Yozgat Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!