DOLAR

18,8383$% 0.1

EURO

20,3282% -1.12

STERLİN

22,7007£% -1.55

GRAM ALTIN

1.128,40%-2,33

ÇEYREK ALTIN

1.881,00%-0,94

BİTCOİN

436737฿%-1.14381

a

YIKILAN TARİH

Geçtiğimiz gün ofisimize dostumuz Adil Çağlayan geldi.

Bir “Ah!” çekerek gazetedeki köşe yazılarında neden yıkılan Tol Çarşımızı yazmazsın diye serzenişte bulundu.

Hâlbuki yıkılan yok edilen Tol Çarşımızla ilgi bir kaç kez köşe yazdığımı biliyorum.  Kendisine tol Çarşıyı nasıl bilirsin, kimler vardı kimler yoktu diye sorduğumda, derinden bir ah çekerek bildiklerini tek tek saydı.

Yozgat’ta kime bir dokunursan bin ah işitiyorsun. 

Demek ki; aşk ağlatıyor dert söyletiyor. 

Yozgat’ta Tol Çarşının dışında kaybettiklerimizi sıralamaya çalışsak sayfalarla ifade edemeyiz.

Köseyusuflu köyümüz de medreseden bahsediliyor, binlerce öğrencinin bulunduğu, yüzlerce insanın icazet aldığı söyleniyor.

 Yine Çandır’da başka bir medresenin varlığından bahsediliyor, orada  da yine bir şey gözükmüyor. 

Şimdi ki hal binasının yerinde 7 tane sarı kesme taştan yapılı mümtaz çarşıdan ve 22 ayrı çeşmeden bahsediliyor, ortada yine bir şey yok.

Camızlık ve Çirçir Çeşmesinden hiç bahseden yok. 

Tarihi yok etmekte maşallah üzerimize gelen başka bir vilayet de yok.

Ne büyük iş becermişiz! Yıkıp yok etmişiz bir bir. 

Nerede hanlarımız, hamamlarımız, çeşmelerimiz çarşı-pazarlarımız? 

Bunları konuşmak bile yok sayılıyor. 

Yeni nesil bunlara hiç ilgi duymuyor. Tarihi tahrip edenleri, yıkıp yakanları, yıkılan, yok olan şeylerin ne anlam ifade ettiğini bilmiyor, öğrenmek de istemiyorlar maalesef. 

Acı çok acı. 

Yozgat’ta yıkılan yok edilen kıymetli eserlerden birisi de; Tol (Tul = Uzun) Çarşı’dır.  Tol Çarşı, Çapanoğlu Büyük Camii’nin yanında yer alır.

Çarşı, Kapıcıbaşı Çapanoğlu Mustafa, Süleyman ve Abdülfettah Bey’ler tarafından 1780 – 1798 tarihleri arasında yaptırılmıştır. 

1780 tarihlerinde yapılan Mustafa Bey ‘in vakfiyesinde, Yozgat çarşı içinde, camii yanında 80 Dükkân, dükkânlara bitişik 1 Han.

1793 tarihli Süleyman Bey’in vakfiyesinde, Yozgat’ta 1 Mektep, Mektebin yanında ve Eski Hamam Caddesi üzerinde 51 dükkân. 

1798 Tarihli Abdülfettah Bey’e ait olan üçüncü vakfiyede ise, Yozgat’ta 32 dükkân ve diğer gayrimenkuller vakfetmiştir. Toplam 163 dükkân.

Tol Çarşıdaki 200’e yakın dükkândan bugün yalnız 40 – 50 kadarı ayakta kalabilmiştir. Bunlar da Tol Çarşı ve Tenekeciler Sokağında bulunmaktadır. Dükkânlar sarı kesme taştan yapılmış, kareye yakın dikdörtgen veya dikdörtgen planlı beşik tonoz örtülüdür. Dışarıya ya dikdörtgen kapı ile ya da yuvarlak kemerle açılırlar.

Bugün yok olan bazı dükkânlar ise üçgen alınlıklı idi.  Bahsedilen Tol Çarşıda toplam 363 adet dükkân varken 1984 yerel seçimlerinde büyük oy çokluğu ile belediye başkanlığına seçilen belediye reisi Cemil Çiçek zamanında yıkılarak yok edildi.

Çocukluğumuz ve gençliğimizde sırası üzerine dizili bu dükkânlarda yaptığımız alışverişleri unutmak mümkün mü? Kimler yoktu ki:

Leblebici Cengizler, Saraç Münüp, Bıçakçı Münüp, Bıçakçı Mehmet Yozgat, Kuyumcu Peri, Kalaycı İsmail, Kalaycı Nihat Hızarcı, Gumpurün Ali, Ali Rıza Çağlayan, Kunduracı Tatarların Ahmet ve Zabit ayrıca Zakir Bacanlı, Ayakkabıcı Şükrü, Saatçi İsmail Külekci ve Hakkı Usta, Sobacı Mahmut, Berber Ahmet, Berber Cemal, Berber Özger ve Ahmet Avşar Usta, İpeğin Ihsan, Soy Arslanlar, Gazyağcı Hamza, Fırıncı Yılmaz Usta, Nalbant Turan, Nalbant Şemi Usta, Kasap Sadi, Hancı İsmail Ağa, Tuzcu Hasan Ağa, Meşhur tandır kebapçısı Hacı ve Ali Ozan,  Ermeni vatandaşlarımızdan Lütfik Açıkgöz, Agop – Bous Usta, Kirop Kalaslıoğlu,

Daha ismini sayamadığım terziler, bakkallar, şapkacılar, ara sokaklarda bu işleri yapanlar. 

Ana caddeye bakan kısımlarda meşhur şekerci Mustafa, İpek’in İhsan, Neşet ve Yusuf Uğur, her biri birbirinden değerli irili ufaklı esnaf ve tüccarlar idi. 

Tatar Ahmet yumurta topuk iskarpin ayakkabı yapardı. Karabacaklar, Kara Yusuf, Başıbüyüklü Yufus, Hasan Tuygun, Hacı Şükrü, Mevlüt Ağa tüm Yozgat’ın ayakkabı ihtiyacı bu dükkânlardan karşılanırdı. 

Nevşehirli Muhtat Ağa üzüm, incir satar binbir çeşit. 

Kasap Sadi et satar, İsmail Ağa’nın hanında ise garibanlar yatardı. 

Kırık sokulu davul ve zurnacıların dernekleri de buradaydı. 

Daha güzel, daha geniş imkânlarla dükkân sahibi yapılacakları vaadi ile o güzelim tarihi doku Tol Çarşımız yıkıldı, yok edildi bir bir. 

Yerlerine ise bugün ki dükkânlar yapıldı. 

Neye benziyor Allah aşkına. 

Çarşı desen olmuyor, iş hanına yakışmıyor. İnsanlar  içine giremiyor. Mezbelelik bir halde çarşının göbeğinde sözüm ona adı çarsı. 

Ahir kelam; yapan yapmış, yıkan da yıkmıştır. Günahıyla sevabına bunlara… Yapacak bir şeyimiz yok. 

Birçok vilayet de bu tür tarihi eserler aslına uygun bir şekilde tekrar yapılıp,  koruma altına alınırken bizlerde yıkmışız vesselam… 11 MART 2021 PERŞEMBE

ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

AKITTIĞINIZ KAN DA BOĞULURSUNUZ İNŞALLAH

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.