YANIK TARLALAR

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Terminalin içindeki kokuşmuş hava,

Dağıtılıyordu, içindekilere bedava.

Hacısı, hocası; keşi, leşi hep bir arada,

Teneffüs ediyorlardı, aynı havayı orada.

Bankların üzerine oturan yorgun kafalar,

Boylu boyunca uzanıp uykuyu ufalar.

Yol parasını düşüren zavallı adam,

Dışlanmıştı, biletçilerde bir an…

İnsanlar tabiatın zenginliğinde kaybolmuşlar,

Benliklerinde ne ar, ne de hayâ koymuşlar.

Yeni nesil sinsice benliğinden uzaklaştırılmış,

Bir öbek yapılıp, iyice harmanlaştırılmış.

Bu kayboluşa sessiz kalırken babalar,

Her gün buna şahit oluyor, yanık tarlalar.

Başağın yerden fırlayıp göklere,

Yükseldiğini gördüm, yanık tarlalarda,

O başağın güzelim unu yoğrularak,

Meze yapıldığını gördüm fabrikalarda.

Nimete bulaştırılan toprağın şarap suları,

Midenin kambur çukuruna dökülmüştü,

Eli nasırlı milyonlarca insan yığınları,

Emeğinin şerbetini, efendilerine sunmuştu,

Yoksul insanların mazlum çocukları,

Bir yudum mamadan mahrum bırakılmıştı.

19.09.1992

Ankara-Çekerek Karayolu

YANIK TARLALAR
Giriş Yap

Merhaba Yozgat Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!