DOLAR

18,8068$% -0.01

EURO

20,4348% -0.01

STERLİN

23,2724£% -0.17

GRAM ALTIN

1.162,80%-0,16

ÇEYREK ALTIN

1.914,00%-0,51

BİTCOİN

436610฿%-1.78369

a

YALNIZ KALAN KÖYLER 2

Geçen gün yalnız kalan köylerimiz diye köylerimizin içine düştüğü ve düşürüldüğü adeta köy nüfusunun suda tuzun eridiği gibi her gün biraz daha göç verip, yok olacağını kısmen anlatmıştım. Müsaadenizle bu konuya bugünde devam etmek istiyorum.

Yozgat’ın 640 pare köyünün hangisine giderseniz gidin kocaman bir evde ölmemiş ise karı-koca birlikte, ölmüşse tek başına yaşıyorlar yaşları 60 – 70 arası. Çocukları baba ocağını terk etmişler, yorganını simit yapmış düşmüş yollara iş, aş sahibi olmak için.

Giden gitmiş kalanların birçoğunun eli tutmuyor, gözü görmüyor, kulağı duymuyor. Her ikisinin ölümü halinde de evleri virane olmuş bağlar gibi baykuşlar konuyor.
Hani derler ya yenilendi eski çağlar, gül açtı virane bağlar, önünde eğildi dağlar, yalnız kaldım bu dünyada bekliyorum ölümümü diyen nineler, dedeler dert küpü.

Yozgat bu muydu gerçekten?
Her sabah Boğazlıyan il sınırından Yenipazar (Keller) güzergâhından Yozgat’a kadar olan köylerden Emin, Zekeriya, Ulvi Ağa kendi otobüsleriyle alışveriş için üç otobüs dolusu insan getirirlerdi merkeze.

Şefaatli güzergâhından rahmetli Nazif ve Tahir kardeşler de iki otobüsle ayrıca Şefaatli belediye otobüsüyle, Osmanpaşa hattından Yeniceköy, Karga, Esenli, Gelingüllü hattından çifter çifter otobüslerle, Sorgun-Yozgat, Yerköy-Yozgat, Salmanlı güzergâhlarından onlarca otobüs ve minibüsler dolu dolu gelirlerdi merkeze.

Bu insanların heybeleri doluydu ürettikleri malı ne varsa satarlar ihtiyaçlarını da çarşı pazarda karşılarlardı aynı gün geldikleri araçlarla köylerine dönerlerdi. Tıpkı günümüzde Bulgaristan’dan Edirne ilimize alışveriş yapmak için gelen binlerce insanın yaptığı gibi.
Her şey çok güzeldi. Çarşı Pazar dolup taşardı. Her dükkânın önünde birçok vatandaşın heybesi dolu olarak emanette dururdu.

Herkes ticaret yapar, para kazanırdı. Bugün ki gibi marketlere muhtaç olmazlardı. Bugün köylü ürettiği malını satmakta zorlanıyor. Bazı köylerde yaşlı nüfus çalışamıyor, üretemiyor, üretse de malını satamıyor, satsa da kazanamıyor. Salı pazarını gezdim de toru topu on, on beş kişi domates, salatalık, biber, fasulye getirmişler. Keşke daha çok kişi üretebilse…

Yozgat’ın kazandığı elbette çok şey var. Ama bunun yanında kaybettikleri de var.
Örneğin; Yozgat’ın soğanını, patatesini  sadece tek başına Topçu köyü karşılardı. Aydıncık Kazankaya soğanı, Nevşehir’in patatesi, Manisa’nın üzümü satılmazdı Yozgat’ta. Karanlık derenin ve Karabekir üzümü güldürürdü yüzümüzü, soframızdan eksik olmazdı.

Ey siyaset erbabı!  Ey STK mensupları! Ey bürokratlar! Yozgat adına karar verenlere sesleniyorum. Yozgat halkı adına karar veren kim varsa gelin Yozgat’ı büyütelim. Köylerdeki göçü durduralım. Aslında var olan ölmeye yüz tutmuş hayvancılığımızı şaha kaldıralım. Hububat ekimini teşvik edelim. Türkiye’de birinci olan mercimeğimizi dünden daha çok ekelim.

Köyünü terk eden binlerce aile fertlerini tekrar köyüne döndürmek için köylerdeki alt yapı imkânlarını yeniden modernize ederek bilhassa genç yavrularımızın baba – dede ocağına gelmelerini sağlayalım. Üretmekten başka diyecek bir şeyim yok diyorum Vesselam.  8 EYLÜL 2022 PERŞEMBE

ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

YALNIZ KALAN KÖYLER

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.