VAZGEÇİLMEZ DUYGULAR

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Anneler-Babalar, amcalar, teyzeler, ağabeyler-ablalar anlatır dururlar çocukluk ve gençlik hikâyelerini.

İnsanın yaşı ilerledikçe, günler, saatler hızla akarken duygu da yüklenir tabi omuzlarına. Geçen yılların vermiş olduğu duygusallıkla dinlerken anılar ve özlenilen hikâyelerini, seslerinin titrediğini ve almış oldukları hazzı gözlemliyorum, gözbebeklerinde kopan fırtınalarda.

Dönemin vazgeçilmez meşhur hikâyeleri vardır. Anlatmakla bitmeyen. Belki de 10 dakikada yaşanan bir olay, saatlerce anlatılır durur ya hani kahkahalarla. Zaman kavramının hiçte önemi yoktur. Yalan gibi gelir insana. Gelmiş, geçmiştir, mazidir aslında. Fakat yaşanan güzel bir anı bir ömre bedeldir, vazgeçilmeyendir.

Bizlere, yeni neslin çocuklarına, hayretle bakarlar, şaşırırlar. Biz nasıldık, çocuklarımıza bak nelerin peşindeler edasıyla. Yaşadıkları dönemin şartlarıyla karşılaştırılması mümkün olmayan bir yaşam tarzı ve gençlik anlayışı vardır karşılarında.

Belki şartlar çok değişmiştir ama yaşanan mutlak anılar vardır her insanın ruhunda. Zamane gençliğinin, çocukluğun yaşadıkları benzerdir aslında. Unutmadığı, bir türlü eskitemediği, içinde yaşatmaya çalıştığı tatlı dönemler. Unutulmayan oyunlar, okul yılları, gibi birçok anıyla dolu değimlidir? İnsan hayatı. Zamanın, dönemin, paranın ne önemi var. Yeter ki insan çocukluğunu yaşayabilsin doyasıya.

Bizim üstümüzde kalan dönemlerle, kendi dönemimi karşılaştırdığım zaman nasıl anneler, babalar hayretler içinde bakıyorsa yaşam tarzımıza. Bende dönüp baktığımda etrafımda ki zamane çocukluğa, hayretler içinde kalabiliyorum.

Yaşam tarzları farklı olabilir ama yaşanan duyguların farklı olduğunu hiç sanmıyorum. Bizim çocukluğumuzda, sokaktan çıkmazdık. Çeşitli oyunlar oynardık arkadaşlar arasında. Yaramazlık hiç elden düşmezdi. Elimize bir ekmek bir de salatalık aldık mı dünya bizim olurdu sanki. Her zaman dışarıdan efendi görünürdük. Anne ve babamızı üzecek yanlış bir harekette bulunmamaya önem gösterirdik. Ama kimse içimizde kopan fırtınayı görmezdi, bilmezdi. Deli doluydu yaşanan her an.

Zamanın çocukları şimdi bilgisayar başında oyunlar oynuyorlar. Sohbet sitelerinde arkadaş edinerek geçiriyorlar en değerli zamanlarını. Hazır yiyeceklerle karınlarını doyuruyorlar. Anne ve babalarına istedikleri her şeyi yaptırıyorlar belki ama yaşanan duygular hiç değişmiyor. Gözlerinde ki ışığı gayet iyi görebiliyorum. Çocukluğun vermiş olduğu o güzel duyguları hepimiz yaşadık, biliyoruz.

Zaman hızlı geçiyor, akıp gidiyor adeta. Bir yere kadar yaşanıyor bu dönemler. Hiç bitmesin istiyor bazen insan. Sorumluluklar git gide artıyor. Çekilmesi zor olan durumlarla baş başa kalıyor insan. Her şey bir rüya gibi görünmeye başlıyor ardından.

Mazi de kalan tatlı anılar. Sadece akıllarda kalıyor zamanla. Bir araya geldikçe yeniden canlanıyor olsa da zaman hızla akmaya, günler geçmeye devam ediyor.

Yaşanan o tatlı hatıralar rüzgârın etkisiyle uçup gidiyor. Ömür tükendikçe onlar da tükenmeye devam ediyor. Hayatın önemi artıyor bu noktada. Arkadaşlığın, dostluğun değeri biliniyor. Bırakın o dönemler içinizde yaşasın. O günlerin değerini yaşadığı ömür boyunca yitirmeyen herkese…

VAZGEÇİLMEZ DUYGULAR
Giriş Yap

Merhaba Yozgat Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!