TÜRKİYE’Yİ VURAN İKİ DEPREM

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Günün önemine binaen yine bugün depremle ilgili bildiklerimi paylaşmak istiyorum. Yıkılan yok olan enkaz yığını haline gelen kolanlar kirişler tabliyeler altında yatan binlerce insanımız, yıkılan yuvalar, sönen ocaklar var. Depremden geriye kalan çocukların, yetimlerin ailesini kaybetmiş insanların durumları nasıl olacak, onlara nasıl bir el uzatılacak bekleyip göreceğiz.
Depremzedelerin annelerinin şefkati, babalarının merhameti üzerlerinde olmayacak ama bu milletin şefkati, merhameti devletimizin himayesinde onların yanında olacaktır.
Şu bir gerçek ki, acil durum nedir bilinmeli, olaylar cereyan ettikten sonra değil daha meydana gelmeden harekete geçilmelidir.
Bir şehir nasıl depreme dayanıklı hale getirilir? Gelin beraberce irdeleyelim. Öncelikle afet tahliye yolları açılmalı. Toplanma alanları belirlenmeli. Şehir merkezlerinde seyyar hastaneler hazır hale getirilmelidir. Her ilde konuşlandırılacak AFAD ’ın şubeleri 365 gün 24 saat hazır bekletilmelidir.
Önceden yapılmış ve yapılacak olan inşaatlara baktığımızda bugünkü tabloyla karşılaşıyoruz. İnşaatçı gözüyle baktığımızda ilk başta zemin etüdü birinci önceliğimiz olmalıdır. Statik hesapları yapılırken 8 ve üzeri şiddette depremlere dayanıklı hale getirilmelidir. Beton atılırken azami derecede dikkatli olunması gerekir. Beton mikserlerinin saatlerce inşaat alanında bekletilmemesi gerekir. Katılaşan betona gereksiz yere su bırakılmasının betonun özelliğini bozduğunu bilmeliyiz.
Bir başka ayrıntı sabah serinliğinde atılan bir beton ile akşam serinliğinde atılan beton tabliye üzerine bırakılan suyu altına geçirmezken öğle sıcağında atılan beton arasında bile farkın olduğunu bilmemiz gerekir. Öğle sıcağında atılan beton atıldıktan hemen sonra üzerinde ciddi manada çatlaklar hatta yırtıklar oluşur. Bu durumda beton mukavemetini kaybeder.
Halk arasında betonu demirle kaynaştırmak ve sıkıştırmak amacıyla kullanılan vibratör denilen aletin bile fazla kullanımı halinde betonun özelliğini kaybetmesine sebep olur.
Projeyi çizen, inşaatı yapan, donatıları yerinde denetleyen kontrol mühendisleri ile mal sahibi veya müteahhit, varsa taşeron kısacası yetkili her kim varsa kesinlikle proje dışına çıkılmamalı, müteahhit usta ve kalfanın inisiyatifine bırakılmalı, kanun ve yönetmeliklerimiz tavizsiz bir şekilde uygulanmalıdır.
Netice, geçmiş geride kaldı. Faydası yok. Artık ileriye dönük neler yapılabilir onlar düşünülmeli. Tüh vah ederek bir yere varamayız. Bugün birbirimizi eleştirme zamanı değil. Birleşme zamanıdır. Birlik ve beraberlik içinde iktidar ve muhalefetiyle hemen şimdi biran önce depremden gereken dersler çıkarılmalı. Olası bir depreme karşı doğru tespitler yapılmalı, önlemler alınmalı kanun ve yönetmelik gerekliyse çıkarılmalı. İhmali kusuru olanlar tespit edilmeli ve kalıcı çözümler üretilmelidir diyorum. Vesselam.

TÜRKİYE’Yİ VURAN İKİ DEPREM
Giriş Yap

Merhaba Yozgat Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!