DOLAR

18,8383$% 0.1

EURO

20,3282% -1.12

STERLİN

22,7007£% -1.55

GRAM ALTIN

1.128,40%-2,33

ÇEYREK ALTIN

1.881,00%-0,94

BİTCOİN

439956฿%-0.33793

a

TINGIRDAKLI KOYUNLAR

İşimiz icabı Yozgat, ilçe, köy ve beldelerinden sık sık misafirlerimiz gelir büromuza. Bazılarıyla ticari ilişkilerimiz olur. Zaman zaman siyasi konulara gireriz. Ekonomiden, sağlıktan, orta direğin içine düşürüldüğü durumdan dem vuranlar olur. Hele misafirimiz iktidar karşıtıysa dinleriz, bıyık altı yaparak tebessüm ederiz.

Kimileri mevcut iktidarı yere göğe sığdırmaz, muhaliflerde her şeyi göz ardı ederek mevcut uygulamaları yerin dibine sokma gibi bir gayret içine girerler. Bazen de sanki yerilen partinin mensubuymuş gibi savunmaya giriştiğimiz olur.

Geçenlerde 25 yıl bir kamu kuruluşunda çalışmış emekli olmuş bir dostumuzla uzun uzadıya hasbihal ettik. Konu memurluktan, emeklilikten, çiftçilikten, hayvancılıktan açıldı. Kendisi 50 yaşından sonra bu sene 65 tane damızlık koyun alacağını bunları besleyip, büyütüp, üretim yaparak geçim temin edeceğini ballandıra ballandıra anlattı. Doğrusu bu dostumuzun düşüncesi bana hayal gibi gelmişti.

Hemen hemen her gün akşam saatlerinde köyüme giderim. Son 10 yılda gördüğüm; bu köyde insan yaşayıp yaşamadığı konusunda tereddütte kapılıyordum. Köyümüz adeta ölüm sessizliğine bürünmüş, köpekler avlamıyor, koyunlar meleşmiyor, inekler böğürmüyor, af edersiniz eşekler anırmıyor, horozlar ötmüyor.

Sadece Topçu köyünde değil. Diğer köylerimizde de insanlar ilçelere, illere göç etmişler. Genç nüfus yorganını simit yaparak başka illere gitmiş, asgari ücretle, karın tokluğuna çalışmaya talip olmuşlar. Köyler belli yaştaki ihtiyar anne babalara kalmış, çalışacak, üretecek, ekip biçecek kimseler kalmamıştır.

Önceden köyü terk edenlerden bir kısmı son yıllarda tekrar dönüş yapıyorlar. Gelenlere de yazlıkçı lakabını da takmışlar. Bunların yanında şehir hayatından sıkılan, bunalan, çoluğunu çocuğunu baş göz etmiş bazı karı koca aileler tekrar doğup büyüdüğü köylerine dönüyorlar. Bunlar da baba ocağında, evinin bahçesinde hobi olarak veya ihtiyacını giderebilmek için küçük çaplı sebze meyve yetiştiriyorlar. Sayıları da oldukça çok…

 Bunlardan birisi de dostumuz Tayyip Anal. 50 yaşından sonra şapkasını giymiş, eline değneğini almış, köpeği ile birlikte satın aldığı koyunlarına tıngırdaklarını takmış, tıpkı dedelerinin, babalarının sanatını tekrar ihya etmek için malının çobanı olmuş. Yağmur, çamur, soğuk, sıcak demeden… Allah birini bin etsin.

Ben bu kardeşimizi tebrik ediyor, kutluyorum. Keşke Topçu köyünde Tayyip kardeş gibi üç beş tane insan daha bu şekilde kendi koyunlarının çobanı olabilse, kazansa, üretebilse…

Çobanlık hor hakir görülecek bir meslek değildir. Çünkü çobanlık peygamberler mesleğidir. Zaten herkes evladının, malının çoban değil midir? Çoban senden benden daha iyi koyun güder. Geriden baktığı zaman erkek mi dişi mi anlar. Kulağından, kuyruğundan, eninden, renginden kime ait olduğunu bilir.

Büyüklerimiz derler ki koyun zenginlik kaynağıdır. Bahçemde çalışırken, uzaklardan tıngırdak seslerinin geldiğini, gün batımında duyuyorum. Köye yaklaşınca torunum Ahmet heyecanlanıyor, eline bir sopa veriyorum. Meeleri görmek için adeta can atıyor, izliyoruz beraberce koyunları tıngırdak sesleri arasında. Arkasından yürüyoruz belirli bir süre, zevk alıyoruz doğrusu.

20 yıl önceki Sarıhacılı’daki, Topçu’daki, Başınayayla’daki, Lök’ deki, Türkmen Araplı’daki sürü sürü koyun varlıklarını arar olduk. Tek kelime ile hayvancılığımız tükendi. Etin kilosu marketlerde, kasaplarda 20 liradan aşağı değil. Bir koyun 650-800 lira arasında para ediyor. İşte sana servet işte sana sermaye.

Çalışanı, gayret edeni… Devletimiz küçükbaş olsun, büyük baş olsun hayvancılığı yıllardır destekliyor. Teşvikler veriyor. Hibe projeleri karşılığında üreticiyi destekliyor. Kaybettiğimiz hayvan varlığımızı tekrar toparlayabilmek, daha çok üretmek, daha çok kazanmak, millet olarak hedefimiz olmalıdır.

Devletimiz de kesintisiz bir şekilde bu teşvikler devam ettirmelidir. Geçtiğimiz yıllara göre bir yerden bir yere seyahat ederken zaten arazide hayvan varlığı bariz olarak gözüküyor. Ben inanıyorum ki; ülkemiz eski hayvan varlığını bundan sonraki yıllarda tekrar yakalar. Dışardan et, süt ithalatı yapmayız. Angus eti yerine kendi ülkemizde yetiştireceğimiz kuzuların, koyunların, sığırların etleriyle, sütleriyle ülkemiz insanı beslenir diyorum VESSELAM…

14 HAZİRAN 2012 PERŞEMBE

ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

KIRSAL KALKINMA PROJELERİ

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.