TERAZİ NE ZAMAN DÜZGÜN TARTACAK!

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

31 Mart Yerel Seçimleri ilan edildiği günden bugüne gelişen olaylar, aday tespitleri, parti çalışmaları, bayraklar, flamalar, parti rozetleri, el ilanları hız kesmedi bugüne kadar devam etti.

Geçtiğimiz gün itibariyle belediye başkan adayları, il genel ve belediye meclis üyeleri belirlenerek seçim kurullarına verildi.

Aday belirlemeleri bazı partilerde büyük tartışmalara neden olurken bazı partilerde küslük, dargınlık ve kırgınlıklar da meydana gelmedi değil.

Bir- iki dönem belediye başkanlığı yapmış bazı isimlerden bu yetmedi beni bir daha, bir daha aday yapın diye ihtiraslarına yenik düşünlerde olmadı değil.

Tabirimi caiz görün yetmişine merdiven dayamış, “Benim ne eksiğim var ki, beni başkan adayı yapmıyorsunuz… Ben olmazsam bu beldenin, bu ilçenin, bu ilin geleceğini kimler belirleyebilir benim dışımda” diye kendini vazgeçilmez sanıyor.
Halbuki kabir ziyaretlerinde görürüz ki, mezarlıklar binlerce kendini vazgeçilmez sananlarla doludur.

Bunlar düne kadar mensubu olduğu partiden adaylığı netleşmediyse hemen bir başka partiye transfer oluveriyorlar şipşak.

Bazı insanlarda kerameti kendinden menkul, gazel okumaya devam ediyorlar.

Şu gelirse ya da giderse diye bir hesap yapılamaz. Bize hayır gibi gelen şeylerde şer, şer gibi gelen şeylerde de hayır olabilir. Bunu biz bilemeyiz, ancak seni de beni de yaradan bilir. Daha doğrusu her topluluk layık olduğu gibi idare edilir.

Bir başka tespit; bir insanı layık olmadığı bir yere koymak zulümdür.
“Yol sefasını sürenlerle değil, cefasını çekenlerle yürünür”

İnsanın bazen arkasına dönüp bakması gerekir, nereden geldiğini unutmaması için…
Gel de söyleme, hava soğuyunca gölge veren ağaçlar unutulurmuş. Bu işte beklentisi olan birçok fedakâr, cefakâr insan dışlandı. Artık onlar bir daha o makamlara kolay kolay gelemezler. Eski dedikleriyle ve yedikleriyle kalsınlar!

Geçtiğimiz iki aylık süre içerisinde kapalı kapılar arkasında öyle görüşmeler, konuşmalar, tartışmalar yaşandı ki herkesin birbirine diyeceği söz kalmadı.

Nihayet böyle bir sürecin sonunda partiler zar zor da olsa adaylarını tespit ettiler.

Âcizane bu fakir; zaman zaman bu köşede ehliyet ve liyakate önem verilmesi konusunda çırpındı durdu.

Yozgat’ta bir dönem İl Genel Meclis Üyesi ve Daimi Encümen olarak görev yaptım. Hatta Bütçe Plan Komisyon Başkanlığını da üstlendim.

O zamanlarda sadece mensubu olduğum parti değil, muhalif ve muarız olarak gördüğümüz diğer partilerin üyeleri de ehliyet ve liyakatte yeterli kişilerden oluşmaktaydı.

 Bugün acaba böyle mi?

Görünen o ki, siyasi partilerin listelerinde göze çarpan bazı isimlerin seçilmeleri halinde Yozgat’a ve bağlı olduğu il, ilçe, belde ve köylerine nasıl bir hizmet sunacaklarını doğrusu merak ediyorum.

Bu millet bugüne kadar hep doğrunun yanında, iyilik ve güzellik ararken maalesef aradığını bulamadı. Bugünden sonra da aradığını bulamayacağa benziyor.
Çünkü her şeyin bir ölçüsü, terazisi, arşını, metresi var.
Bugün içinde bulunduğumuz siyasetin hiçbir değer ölçüsü yoktur…
Terazi maalesef ya eksik ya da fazla tartıyor.

Zaman içinde sistem koyucular teraziyi düzeltecekleri yerde, terazinin başındaki adamları değiştiriyorlar.
Gelenlere maşallah, gidenlere de Eyvallah diyorum Vesselam…

TERAZİ NE ZAMAN DÜZGÜN TARTACAK!
Giriş Yap

Merhaba Yozgat Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!