DOLAR

18,8176$% 0.02

EURO

20,4425% 0.02

STERLİN

23,2774£% -0.14

GRAM ALTIN

1.163,30%-0,12

ÇEYREK ALTIN

1.915,00%-0,46

BİTCOİN

435184฿%-2.0181

a

TARIM FUARI

Yozgat’ta ilk defa gerçekleştirilen  1. Tarım ve Hayvancılık Fuarı sona erdi. Fuarın dünü, bugünü ve yarınını müsaadelerinizle irdelemek istiyorum. Asırlar öncesine dayanıyor aslında bu tür faaliyetler.

Ta İslamiyet öncesinde, cahiliye döneminde panayırlar kurulurdu. Panayır, belli zamanlarda ve genellikle küçük yerleşim birimlerinde kurulan, sergi niteliğini de taşıyan büyük pazarlara denir. Başka bir ifade ile muayyen bir yerde kurulan ve bir müddet devam edegelen büyük eğlence ve pazar yerleridir.

Araplar, Müslüman olmadan önce cahiliye döneminde  belagatlı şairlerin şiirlerini, yüksek sesle okur, halka arz ederlerdi. En çok beğenilen eserler ise kâbe duvarlarına asılarak gelecek panayır gününe kadar indirilmezdi. Böyle etkinlikler sık sık yapılırdı. Bu tür panayırlarda Peygamberimizin evlatlığı Hz. Zeyd  8 yaşında beni Kayn süvarileri tarafından kaçırılmış ve Ukaz panayırında satışa sunulmuştu. 

Hz. Hatice annemiz dört yüz dirheme  bu köleyi satın alarak Peygamberimize vermiştir. Hindistan ve Pakistan gibi birçok ülkede de bu tür etkinlikler yapılırdı. Büyük kalabalıklar huzurunda yılan oynatırlardı, tıpkı bugünkü sirklerde olduğu gibi.

Yine Hz. Ömer döneminde bu tür etkinlikler yapılır, ata binilir, halk huzurunda güreşler  yapılırdı. Geçtiğimiz aylarda umre seyahatimiz de görmüştüm, Arafat Dağı eteklerinde bu tür etkinlikler bugün bile aynı ihtişamıyla devam etmektedir.

 Bizim öğrencilik yıllarımızda şehrin değişik yerlerinde bu tür etkinliler yapılırdı. Etkinlikler çerçevesinde meşhur olan Gelincik, Yenice, Samsun sigaraları çadırlar içerisindeki tezgâh üzerine dizilir eğik çemberler olur, kasnakçı çingene kızlar ellerinde sigaralarıyla “şansınızı denemek istemez misiniz?” Diye gelen izleyicilere belli bir ücret karşılığında kasnak attırırlardı.

“At anam at gel hele sen de at, iç anam iç sen de iç.” Derlerdi. Büyüklerimizden duyduğumuza göre Yozgat’ta Peyik pazarı hala hafızalarda canlı olarak yaşamaktadır. Senede 1-2 sefer bu pazarı gezip, görüp, alış veriş yapmak için sabırsızlananları bilirim. Neler olmazdı ki; mevsimine göre üzerinde Samsun, Canik, Gıslavet yazılı soğuk kuyu ayakkabılar, her türlü sebze  meyvelerin satıldığı, kamyon kamyon kurutmalık patlıcan, biber, kavun, karpuzlar, kuru bakliyat ürünleri çeşit çeşit alıcısına sunulurdu. Hayvan pazarları da kurulur, burada alınır ve satılırdı. Trampa yapılırdı. Kocaman bir festival, bir panayır yeriydi burası.

Yeri gelmişken Yozgat’ın büyük şairlerinden Alcılı Kasım Kazancıklıoğlu’nu anmadan geçilir mi?
Bir seferinde oğlu at ile Peyik pazarına gelir. Atı verir, eşek alır. Trampa yapar. Doğru köyünün yolunu tutar. Tarlada çalışan babasını görür de gururlanır. Çıplak eşeğe yan biner (sevineceğini düşünerek)  babasına selam verir. Kasım Bey bu durumu görür ve şöyle der: “Atı verip, eşek almak reva mıdır, hak mıdır? Acep bu dünyada senin gibi avanak var mıdır?”

Yine şimdiki petrol istasyonlarımızın bulunduğu sahaya cirit meydanı deniliyor. Cirit oyunu  at üzerinde oynanır. İki çeşidi vardır.
“Düğün Ciridi”( Hatırlı kişilerin düğünlerinde oynanırdı.) “Deri Ciridi” ( Pazar ve panayır günlerinde oynanması adettir.) Bu tür etkinliklerden ne güzellikler hâsıl olmuş günümüze değin.

 ‘Ziya’mın atını pazara tutun öyküsü’ böyle bir cirit sonunda ortaya çıkmıştır.
 Ziya Bey yakışıklı, at düşkünü, çok iyi at binen, iyi cirit oynayan bir yiğittir. Oynanan ciritte attan düşer ve orada ölür. Fikriye, nişanlısının ani ölümü karşısında duyduğu acıyı ve kederi şiire döker ve böylece ‘Ziya Türküsü’ ortaya çıkar.

Yozgat’ta çok sevilen ve söylenen bir türküdür.
 Çamlığın başında tüter bir tütün.
 Acı görmeyenin yürüğü bütün.
Ziya’nın atını pazara tutun.
Gelen geçen Ziyam ölmüş desinler.  

Benim yârim yaylalarda oturur.
Ak elini soğuk suya batırır.
Demedim mi yârim ben sana,
Çok muhabbet tez ayrılık getirir.

Ham meyveyi koparttılar dalından.
Ayırdılar beni nazlı yerimden.
Demedim mi nazlı yârim ben sana,
Çok muhabbet tez ayrılık getirir.

Devamı yarın. Vesselam… 27 Eylül 2010 PERŞEMBE

ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

EĞİTİM DÖNEMİ…

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.