DOLAR

18,8383$% 0.1

EURO

20,3282% -1.12

STERLİN

22,7007£% -1.55

GRAM ALTIN

1.128,40%-2,33

ÇEYREK ALTIN

1.881,00%-0,94

BİTCOİN

436855฿%-1.07705

a

SULAR AKIYOR, YOZGATLI BAKIYOR

Yozgat’ımız jeotermal sıcak su kaynakları açısından zengin bir potansiyele sahiptir.

İlçelerimizden Sorgun, Sarıkaya, Saraykent, Yerköy, Şefaatli ve Boğazlıyan’da sıcak sular kaynıyor.

Yozgat’ımızda vurulan her sondaj sonrası yer altından sıcak su fışkırıyor.

Vali Abdulkadir Yazıcı zamanında Boğazlıyan ilçemizde Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen sondaj çalışmasında debisi oldukça yüksek 48 derece sıcaklıkta, saniyede 50 litre çıkan jeotermal su bulunmuştu.

Yozgat’ın kullanılabilir tarım alanları bakımından ilk sıralarda yer alan ilçesi Boğazlıyan’da MTA tarafından yürütülen sondaj çalışmasında çıkan jeotermal su kaynağının sağlık turizminde değerlendirilecek olması ilçe halkına umut olmuştu.

Cavlak bölgesinde daha önce açılan sondaj çalışmaları sonucunda saniyede 320 litre debide 32-44 derece sıcaklıkta bulunan suyun, klorürlü, sülfatlı sular grubuna girdiği, başta romatizmal hastalıklar olmak üzere kronik bronşit, üst solunum rahatsızlıkları, kadın hastalıkları, karaciğer ve mide rahatsızlıkları, safra kesesi rahatsızlıkları ile kırık çıkık gibi hastalıkların tedavisinde kullanıldığı söyleniyordu.

O gün siyasetçilerimiz tarafından yüksek perdeden konuşmalar yapılmış ama günümüze yansıyan bugüne kadar ciddi bir şey yapılmadı.

Hala sıcak sularımız akıyor, Yozgatlı bakıyor, maalesef.

Sorgun, Sarıkaya, Saraykent, Yerköy ve Cavlak bu tür sularımız yıllardan beri özel idarenin denetim ve gözetiminde ağırlıklı olarak kaplıcalarda kullanılıyor.

Saraykent’te ki jeotermal kaynaklarımızın daha eskilere dayandığı da biliniyor.

Ne âlâ ne güzel…

Cenâb-ı Allah böyle bir nimeti bahşetmiş bizlere kıymetini ne derece biliyoruz ayrı bir konu ama yeterince istifade edemediğimiz bir gerçek.

Şifa kaynağı bu sularımızın daha çok yerlerde özellikle binalarımızda ve seracılıkta yaygın bir şekilde kullanılması gereğine inanıyorum.

Bu sularımız boşa akıp gitmesin.

Burada esas söylemek istediğim başka bir şey daha var; zaman zaman sıcak suyun bulunduğu ilçelerdeki kaplıcalara gidiyoruz, işletmecilerin arzu edildiği gibi işletmecilik yapmadıklarını şahit oluyoruz.

Tesislerde bir takım çatlak, patlak, kırık mermerler, kirlenmiş sular, hijyenik olmayan terlikler, hamam takımları, yanmayan lambalar, atık sabunların tekrar kullanılması gibi olumsuzluklar bir bir göze çarpıyor.

Bu tür tesislerin nezih ortamlar olmasına, temizliğine azami derecede dikkat edilmesi gerekir.

Bir taraftan bu tür olumsuzluklar varken, fahiş fiyat artışları sebebiyle buralardan yeteri kadar insanımız istifade edemiyorlar.

Görüştüğümüz konuştuğumuz müşterilerden gelen en büyük şikâyetler arasında tesislerin kırık dökük oluşu, iyi hizmet verilemeyişi ve fiyatların çok yüksek olması yer alıyor..

Allah’ın insanlara bahşettiği yeraltından çıkan sıcak suyu bile halkına faydalandıramayan ilgililere ve onu işleten müstecirlere Allah kanaat versin diye serzenişte bulunuyorlar.

Eh ne diyelim!

Sular akar Türkiye bakar.

Keşke o müstecirler kanaatkâr olabilseler, bereket azdadır diyebilseler.

Bu zamları veren kişi, kuruluş ve yetkililer her kimse biraz daha ince eleyip sık dokuyabilseler.

Bizlere nimet olarak sunulan bu sıcak sularımızdan ve kaplıcalarımızdan daha fazla insanımız istifade edebilse diyorum.

Vesselam…8 EKİM 2019 SALI

ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

KÖYDE KALAN GENCE KIZ BİLE VERMİYORLAR

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.