SİMGELERİN HALİNE BİR BAKIN

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İlimizin değerlerine bakacak olduğumuzda, kısıtlı bir şekilde. Anlatılabilecek pek çok şey yok. En büyük simgeler nedir diyecek olsak, saat kulesi, desti kebabı, tandır kebabı. Arabaşı ve çamlık olacaktır. Başka bir şey yok varsa da, simge denecek bir şey değil.

Malum simgenin yanı sıra, Yozgat’ın öyle belirli bir imgesi(imajı) de yok. Kafalarda iz bırakmamış. Yozgat denilince akla getirilebilecek bir şey yok.

Şehir dışında Yozgat tanınmıyor. Haritanın neresinde olduğu dahi bilinmiyor. Üniversite yıllarında soranlara, “Yozgatlıyım” dediğim zaman tek duyduğum cümle Yimpaş Yozgatspor oluyordu. Ama artık oda yok…
Bizde bunun karşılığı olarak çok gayret ediyor olmalıyız ki bizim diyerek sahiplendiğimiz simgeleri de kaybetmeye çalışıyoruz. Desti kebabı ilimizin en meşhur yemeklerindendir. Lakin gün geçtikçe çorbaya dönüşüyor fark ediyorsanız. Tabi gerçek anlamda özen göstererek yapanlar vardır. Ama genelleme yapacak olursak meşhur kebabımız artık bir çorba halinde. İster kabul edin, ister etmeyin. Özelliğini yitiriyor.

Allah’tan saat kulesi ve çamlıkla o kadar oynama şansımız yok. Onlar sabit zamanında atalarımız bizim için yapmışlar. Bir onlar var elimizde maalesef. Yozgat’a kazandırmamız gereken yeni imgeler, simgeler gerekiyor. Bunlar her ne olursa fark etmez. Şekillerle de yapılabilir, nesnelerle de… Bu şehre kazandırılmış güzel bir eser de olabilir. Yozgat’ın genel görünümünü etkileyecek her şey…

Şehirlerin simgesi haline gelmiş olan şeylerin örneklerini verecek olursak. Tarihi eser olarak, yıllardan bu yana özelliğini kaybetmemiş olan eserler ( köprü, cami, tarihi evler, caddeler, sokaklar ), ya da kültürlerine has yöresel yemekleri, kıyafetleri veya sonradan yapılarak memlekete kazandırılmış olan eserler. Genel görünüş olarak gözlere farklı hitap eden, ilgi çeken, akıllarda kalan her şey.

Belediyesi bir kule yaptırımı içerisine girdi. Önce bu kulenin döner bir kule olduğu söylentileri gündeme geldi. Daha sonra becerilemeyeceği hakkında dedikodulara maruz kaldı. Bugün yapımı neredeyse bitmek üzere, belki şu an kimsenin aklının ucundan bile geçmiyor ama yarın bu kule, Yozgat’ın simgelerine eklenmiş değerli bir eser olarak ön plana çıkacak. Memlekette bir şey yok ki insanlar çaresiz akın edecek o kuleye meraklı gözlerle. Peki, onca emekle, uğraşla yapılan, Yozgat için önem ifade edecek olan bir kulenin yapımında gerekli şatafatın ve görsel ziyafetin sağlanması gerekmiyor muydu?

Bugün bakıyorum kulenin camlarını PVC den yapıyorlar. Dış cephesinden de korkuyorum. Ya giydirme yerine ucuz olsun diye badanayla kapatmaya çalışırlarsa. Belki, kış memleketiyiz çaresiz öyle olması gerekiyor diyebilirler. Öyleyse duvar kalınlığında camlar var. Cam kaplama ile kapatın, başka bir şeyler yapın, Hatta onu da en kalınından yaptırın ki üşümeyelim malum kış memleketi ya. Şöyle bir araştırın gelmiş geçmiş kuleleri, bu kadar basiti yok. Bundan emin olabilirsiniz!

Yazık etmeyin, en güzelini, ilimize en yakışanını yapın. Kuru görüntü olmasın, içi de dolu dolu olsun. Biz kazanalım derken her zaman kaybetmeye mi mahkûm olacağız. Değerlerimize sahip çıkın, Yozgat’ı akıllara kazıyacak bir şeyler yapın. Hatta Yapamıyorsanız da bırakın…

SİMGELERİN HALİNE BİR BAKIN
Giriş Yap

Merhaba Yozgat Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!