DOLAR

18,8118$% 0.1

EURO

20,3615% -0.13

STERLİN

23,1765£% -0.18

GRAM ALTIN

1.151,44%-0,80

ÇEYREK ALTIN

1.898,00%-0,93

BİTCOİN

430547฿%-1.75314

a

KUTSAL TOPRAKLAR 10

Kutsal topraklarda kaldığımız on beş gün içerisinde gördüklerimi, okuduklarımı, duyduklarımı on ayrı yazı kaleme alarak sizlerle paylaşmanın hazzını aldım. Kâbe anlatmakla, yazmakla bitmez. Her giden orada rektefe olup geliyor. Bizde Allah nasip etti, böyle güzel bir geziyi ibadet maksadıyla yaptık.

Umre ziyaretimizde son Cumamızı Kâbe’nin içinde kılmak nasip oldu. Her yer tıklım tıklım doluydu. Günümü hep orada geçirdim. Çünkü Türkiye’ye dönecektik. Akşam namazını Türkiye’den gelmiş üniversiteli gençlerle Kâbe’nin en üst katında kıldık. Orada yatsı namazına kadar sohbet etme imkânı buldum.

 Kıldığımız bir vakit artık gerimizde kalıyor. Bir yenisini bulmak mümkün olmayacak. Çünkü vakit tamam. Evimiz dönecektik. Cumartesi sabah namazı ile günümüz başladı. Özellikle Mekke imamının tam arkasında namaz kılmayı arzu ettim. Ve istediğim de oldu. Biraz sonra kıdemli emniyet mensupları arasında namaz kıldıracak imam geldi. Kamet ile namaz başladı. Orada insanın duygulanmaması mümkün mü? Manevi haz alıyor insan…

Cumartesi günümüzü de Harem içerisinde geçirdik gün boyu. Veda tavafımızı yaparak hüzünlü bir şekilde gecenin geç saatlerinde ayrıldık Beytullah’tan. İçimiz buruktu otele geldik. Eşyalarımızı indirdik. Sabaha karşı 03.00’de otelimizden ayrılarak otobüslere binip Cidde’ye hareket ettik.

Mekke-Cidde arası 77 kilometrelik bir yol. Cidde kenti çok sıcak ve nemli. Sıkıcı bir havası var. Sabahın erken saatleri olmasına rağmen. Nefes almakta zorlanıyor insan. Dört saat havaalanında bekledikten sonra sabah saat 10.00’da Türkiye’ye dönmek üzere kutsal topraklardan ayrıldık. Ailem, çocuklarım ve yakınlarımla gerçekleştirdiğimiz bu kutsal yolculuğumuz on beş gün süre göz açıp kapayana kadar geldi geçti. Daha oradan ayrılmadan en kısa zamanda tekrar nasıl gelirimin hesabını yapıyor insan. Kutsal yerlerin kıymetini bilemeyen birtakım insanlar buralara birden fazla gitmenin israf olduğunu söyleseler de, ben şahsen imkânı olan herkesin buraları genç bir yaşta gidip gezip görmelerini, o manevi iklimin havasını almalarını özellikle tavsiye ederim.

 İnsan bal yemekten usanır mı? Hele de sızdırılmış bal olursa. Kâbe, Mekke, Medine, Ravza bana göre sızdırılmış şekersiz baldan daha tatlı. Zarif, leziz, insanı mest eden, kendine getiren, her güzelliği bünyesinde barındıran bir yerdir. Sıcağına, kuraklığına, meşakkatine, zorluğuna hiç aldırış etmeden gönül rahatlığı içinde teslim olduğu, emin bulduğu, zorlandıkça rahatladığı, terledikçe serinlediği, susadıkça suya kandığı, acıkınca doyduğu, bereketli övülmüş methedilmiş bir beldeyi ziyaret ediyorsunuz.

Mutluyum, ıssız bucaksız çöl ortasında dağlarla etrafı çevrili olan bir vadinin içinde İlay-i Kelimetullah’ı tebliğ ve irşat için yüzlerce peygamberin yaşadığı, büyüdüğü ve bu topraklarda meftun olman, binlerce, yüz binlerce sahabinin ayak izlerinin bulunduğu kutsal mekânları doyasıya gezdim, gördüm. İbadet ettim. İbret aldım. Tefekkür ettim. Tövbe ettim. Kana kana zemzem içtim. Hudu ve huşu içinde yaptığım ibadetlerin lezzetini tattım.

Umre yolculuğuna Diyanet organizesiyle ilk defa gitmiştim. Büyük mesafeler alınmış. Kendine göre güzellikleri var. Yaptıkları hizmetlerin yanında acizane bir sade vatandaş olarak tavsiyelerimizin de olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim. Kurumun umrecilere ve hacı adaylarına verdiği çantalar daha kaliteli olmalı. Çantalar üzerinde Diyanetin amblemi hangi döneme ait olduğu tarihleriyle belirtilmeli, her adayın adı da üzerinde yazılı olmalı. Hac rehberi, hicaz albümü güzel hazırlanmış. Bunun yanında blok not defteri, seccadesi, terlik kılıfı daha güzel, daha kaliteli olabilir. Verilecek blok not defteri hatıra olarak verilen çantalarda gelin kızların çeyiz sandığında sakladığı gibi bir ömür boyu saklanabilir.

Bir başka eleştiri Diyanet’in kafile başkanı olarak seçtiği güzel insanların yanında götürdükleri din görevlileri ciddi manada eğitime tabii tutulmalıdırlar.  Daha önemlisi İlahiyat Fakültesini bitirmiş Arapça’yı, Türkçe’yi çok güzel konuşan en az yüz tane rehber eşliğinde bu tür organizasyonlar yapılmalıdır. Bu rehberlerin dinler tarihini özellikle de İslam tarihini iyi bilmeleri, bilmeleri de giden umreci ve hacılara anlatabilmelidirler.

Medine Müzesi’ni gezerken Medine’nin dününü bugününü kısaca geçirdiği evreleri bilimsel olarak gerek slayt gösterisiyle gerekse sözlü olarak anlatan rehberimizden daha çok etkilendiğimi söyleyebilirim. O iklimde zemzemin, hurmanın, Arap atlarının, develerin, ticaret kervanlarının, giyilen giysilerin ne kadar önemli olduklarını, tarihin derinliklerinde o beldenin hayat şartlarını, çöl iklimini, sıcağını zorluklarını rehberler vasıtasıyla daha iyi öğrenme imkânı buluyorsunuz.

Bu konuyla ilgili daha çok söylenecek söz, yazılacak daha çok yazı vardır. Anlatmakla bitmez. Kalemlerin mürekkepleri, boyaları tükenir belki. Dağarcığımızda olanları sizlerle paylaşma imkânı buldum. Sürçü lisan etmiş isem af ola. Niyetimiz halisinedir. Daha nice böyle kutsal mekânlara yolculuk yapmayı yüce rabbim herkese nasip etsin, içi sırada bizlere tekrar nasip etsin diyorum vesselam… 20 TEM 2010 SALI

ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

KUTSAL TOPRAKLAR 9

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.