KATI ATIK -2-

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Dün, köşemde dile getirdiğim Katı Atık Tesisiyle ilgili olumlu, olumsuz birçok tepki aldım. Eline gazetemizi alan çok sayıda o yörede yaşayan tanıdığımız, tanımadığımız insanlarla  Salı Pazarı olması münasebetiyle görüşme imkânı buldum.

Tesis yapımından önceki konuşmaları, verilen vaatleri dile getirenlerden, Salmanfakılı köyü muhtarı Abdullah Kılıç’ın ifadesine göre, Azizlibağları eski muhtarı İhsan Ceylan, Başıbüyüklü köyü muhtarı Şükrü Kılıç, Salmanfakılı eşrafından Battal Coşkun, Ali Koçarslan ve diğer komşuların hazır bulunduğu bir ortamda neler konuşulmadı ki, bu tesisle ilgili.

Ziyaretime gelen vatandaşların ifadelerine göre “Çöpler, kapalı araçlarla buraya gelecek. Burada kurulacak tesis fabrika olacak. Hiç bir insan eli değmeden, kuracağımız tesiste işlenecek, makinalar atıkları ayrıştıracak ve ihata duvarı yapılarak üzeri kapatılacak” açıklamasında bulunmuş Belediye Başkanı.

 Bir başka vatandaşın ifadesine göre Belediye Başkanı Yusuf Başer’e atfen diyordu ki, “Başkan bizi ziyaret ettiğinde ben bu yörenin insanıyım. Ben Şefaatli’liyim. Belediye Başkanlığı bugün var, yarın yok. Ben ömrüm var olduğu sürece buradan gelip, geçeceğim. Sizinle her zaman yüz yüze bakacağım. Burada oturup, sizinle çay içeceğim diyordu.

Yusuf Başer: “Sigara paketini göstererek içinden bir tane sigara alıyorum. Tekrar paketin ağzını kapatıyorum. Buraya kuracağımız tesis aynen bu şekilde olacak. Bu tesis gibi Türkiye’de üç tane tesis daha var. En modern tesislerden bir tanesini kuracağız. İstanbul’da yapımı biten bu tesisin aynısına,  tur düzenleyerek sizleri götüreceğim. Göreceksiniz ki, kuracağımız bu tesis hiç kimseyi rahatsız etmeyecek, çevreye de zarar vermeyecek.”

O günkü sözünü Başkan unutmuş olabilir. Ama bizler konuşulanları hiç bir zaman unutmadık. Maksadımız birilerini karalamak, yermek, tenkit etmek değildir. Böyle bir niyetimizde asla olamaz. Mağdur olduğumuz için, mağduriyetimizin giderilmesini talep ediyoruz. Bugüne kadar bu taleplerimiz doğrultusunda maalesef iyileştirme yapılmadı. Şimdi Belediye Başkanımızı tesisin kurulduğu yere davet ediyoruz. Bir saatliğine o mahalde beraberce bulunalım. Hatta Başkan sözünü tutsun. Biz de çayımızı demleyelim, aynı mekânda çay içelim beraberce…”

Bir başkası aynen şöyle diyordu: “Kimin söylediğini bilmiyorum ama hani köylü milletin efendisiydi. Şimdi köylü milletin çöpçüsü oldu.” Bir başkası da, “Çöplükte otlanan kuşlar, bahçelerimizdeki sebze ve meyve ağaçlarımızın üzerlerine gagalarındaki ve ayaklarındaki pislikleri taşıyarak, o güzelim yiyeceklerimizi bile kirlendiriyorlar.

Şehirden gelen aileler şu günlerde yetişen dut, kiraz gibi meyveleri bile kokudan yiyemiyorlar” diyor. Yine, o yöre muhtarlarından Ali Koçarslan, “Bu durumdan ben rahatsızım. Köylüm rahatsız. Çevre köylerimiz rahatsız. Halkımız rahatsız. Bir an önce acilen müdahale ederek açıkta bulunan pis, kokuşmuş atıkların üzerlerinin örtülmesi gerekir.

Çabamız, gayretimiz, mücadelemiz budur. Başka bir art niyetimiz asla söz konusu olamaz” diyor. Ben de buradan, her iki tarafa da itidal tavsiye ediyorum. Varsa bir mağduriyet, Belediye Başkanı Yusuf Başer olaya derhal el koyarak müdahale etmelidir.

Katı atık tesisinin bulunduğu  bölgedeki olumsuzlukları gidererek, insan ve hayvan sağlığını tehdit eden bu tür yaklaşımların tez elden ortadan kaldırmasını bekliyoruz. Yöre halkına da diyeceğim şudur ki; toplanan atıklar bir şekilde bu tür tesislerde etkisiz hale getirilecektir. Başka yolunun olmadığını, yetkililerin tez elden bu konunun üzerine giderek sorunlarınızı çözeceğini, çözdüreceğini sabrederek bekleyin, görün diyorum vesselam…

1 TEMMUZ 2009 ÇRŞ

KATI ATIK -2-
Giriş Yap

Merhaba Yozgat Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!