KAR DUASI

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Geçtiğimiz gün sabah erken saatlerde başlayan kar yağışı sevindirmişti. Bununla ilgili bir de yazı kaleme almıştım.

Azına bereket diyoruz, ama Rabbimden daha çoğunu istiyoruz.

Dün bir cenaze defni için köyümüze gittik, kabir kazılmıştı. Şöylece bir baktım, hafif yüzünde ıslak, geri tarafta kuru toprak çıkıyor.

Yozgat merkezde yağan kar maalesef köylerde daha az yağmış, neredeyse yok denecek kadar az.

İçinde bulunduğumuz kış mevsimi yağış bakımından kurak geçmektedir. Çocukluk yıllarında alışık olduğumuz eski karlar yağmıyor artık.

Aralık, Ocak, Şubat ayları eskilerin tabiriyle (Karaaş – Zahmeri Gücük) girdimi her taraf bembeyaz karla kaplanır damdan dama atlandığı olurdu.

Bilhassa köylerimizde yağız delikanlıların ikisi üçü bir araya gelerek imece usulüyle birbirlerinin toprak dam evlerinin üzerinde biriken karları sıyırgı denilen aletlerle temizlerlerdi de buna da dam kürüme denirdi.

O kadar çok kar yağardı ki bir günde sabah, öğlen, akşam kar temizledikleri olurdu.

Lapa lapa yağan karların altında genç delikanlılar nişanlılarına karşıdan karşıya şapka yıkarlar, ıslık çalarak işaretleşirdi.

Köy odalarında meşe ağaçlarından kızaklar yapılır, üzerleri hayvan derilerinden (post)’la kaplatılırdı.

Topluca tepe üzerlerinde saatlerce kızak kayar, keyif alırlardı. Akşamları köy odalarında arabaşı ziyafetleri tertip edilirdi. Bu iş sıraya bindirilir, hatta şehirden parmak çörek ekmeği getirtilir, çanak çökeleği ve çayla yenirdi.

Bazen de meşe palamudundan kuru yemiş nohut kavrulur kavurga ve hedik yapılır gece geç saatlere kadar yenilir, içilir, muhabbet edilirdi.

Halk arasında da fakirin kestanesi palamuttan denirdi.

Şimdilerde ne köy odaları kaldı ne palamut, ne de kestane.

Eski kışlar olmadığı gibi kar da yağmıyor artık. Yağsa da eskisi gibi olmuyor. Dolayısıyla ne kızak ne de şapka yıkarak kar temizleyen gençler bulunmuyor köylerimizde. Onların birçoğu da köylerini terk ederek şehirli oluverdiler.

An itibariyle çiftçileri sevindirecek kadar ne yağmur ne de kar yağmadı.

Eskiden bu tür durumlar da yağmur duasına çıkarlardı köylülerimiz.

Geçtiğimiz yıl Divanlı köyümüzde yağmur duasına değil de kar duasına çıkmışlardı.

Ne pilav pişirmişler ne de başka bir ikram. Ellerini havaya kaldırıp: “Yağ yağ yağmur, teknede hamur ver Allah’ım ver, selli sulu bir yağmur” diyecekleri yerde: “Kar yağdır kar Allah’ım” deyivermişlerdi.

İnşallah bu yıl aynısını tekrar eder köylüler. Bol sulu eski karlardan kar yağarda bütün köylülerimizin yanında tüm millet olarak seviniriz. Açılan eller, zikreden diller hürmetine Rabbim dileklerimizi kabul eder inşallah. Biz inanırız ki yer gök dua iledir.

En iyisini Rabbimiz bilir. Her türlü verdiği nimete şükrederiz. Kendisi bilir. Karına da, kışına da, yağmuruna, bir damla suyuna da ihtiyacımız var.

 Her türlü nimetinde olduğu gibi yeter ki verdiği nimetlerin kadrini bilelim. Asi olmayalım isyan etmeyelim diyorum vesselam…

 23 OCAK 2020 PERŞEMBE

KAR DUASI
Giriş Yap

Merhaba Yozgat Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!