DOLAR

18,8003$% -0.04

EURO

20,4307% -0.03

STERLİN

23,2694£% -0.18

GRAM ALTIN

1.163,04%-0,15

ÇEYREK ALTIN

1.914,00%-0,51

BİTCOİN

435959฿%-2.11525

a

HAVALAR SOĞUYUNCA

Geçmiş zamanda Yozgat ve çevresinde havalar soğuyup kar yağışı başlayınca günlerce yağmaya devam ederdi. Yağan kar aylarca yerde kalırdı.

Dere tepe düz olurdu. Bugünkü gibi telefon, internet, televizyon sosyal medyada yoktur.

Şehir merkezide dâhil kasaba ve köylerimizde hali vakti yerinde olanların evlerinin kenarlarında müstakil köy odaları vardı.

Bu odalar gelen geçen, konan göçen, herkese açıktı. Uzun kış gecelerinde Soba yanar misafirlerin atına, eşeğine arpa, saman verilir; kendisinin de altına yatak, üstüne halı serilirdi.

Bu hizmetler bilameccane (hiçbir ücret alınmadan) yapılırdı. 3-5 gün derken ulaşımın olmadığı zamanlarda bu konaklamalar daha da uzar bazı günler haftaları ayları bulurdu. Yenilir, içilir, hoş sohbetler yapılırdı.

Bu odalarda bardaklık denen yer çocuklara, mum sekisi denilen yer ergenlere (gençlere), ocak başı ise eşraf insanları dediğimiz aile büyükleri başta olmak üzere, köyün imamı, öğretmeni, köye gelen okul müfettişleri bazen de tahsildarlara ayrılırdı.

Bu odalarda eğitici derslerde verilirdi. Başta Siret-i Nebi (peygamberimizin hayatı), Hz Ali efendimizin cenk öyküleri, Karacaoğlan, Köroğlu, Nasrettin Hoca, Dadaloğlu, Battalgazi gibi halka mal olmuş örnek kişiliklerden bahsedilir, Hacivat ve Karagöz, Leyla ile Mecnun, Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin vb. halk hikâyeleri, destanlar da anlatılırdı.

Ayrıca evlenecek gençlerin söz kesimleri, nişan, düğün günü belirlemeleri, sulh işleri gibi sosyal konular da buralarda görüşülür, tartışılır ve karara varılırdı.

Bilhassa karakış dediğimiz zemheri ayında arabaşı ziyafetleri, tandır ve selegötü çörekleri sıraya konulur, kura çekilir ve sırası gelen odanın tümüne yetecek miktarda getirirdi. Yiyip içmeler gece geç saatlere kadar sürerdi.

Bunun yanında buğdaydan kavurga, mısırdan hedik, paluttan kuruyemiş, güzden kalan elma, armut, üzüm vb. meyve ve yemişler sohbet ederken tüketilirdi.

Buralar adeta birer eğitim yuvasıydı. Biz çocukluğumuzda bu odalarda edebi, terbiyeyi, saygıyı, sevgiyi, hoşgörüyü, itaati öğrendik.

Bu gün bahsettiğim bu odalardan eser kalmadı, yerle yeksan oldu.

Bunların yerini kafeler, kahvehaneler, pastaneler, avmler vs… aldı.

Aldı da iyimi oldu, kötümü oldu nasıl bir gençlik yetişti diyorum.

Vesselam…

ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Otomatik taslak

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.