DOLAR

18,8078$% 0

EURO

20,5088% 0.35

STERLİN

23,3290£% 0.08

GRAM ALTIN

1.166,87%0,18

ÇEYREK ALTIN

1.924,00%-0,15

BİTCOİN

437341฿%-0.69427

a

HAŞİM DAYI

Çocukluk yıllarımızda ne zaman köyümüzün üzerinden bir uçak geçecek olsa; hemen oyunu bırakır, büyüklerimizden duyduğumuz bir sözü hep bir ağızdan söylerdik: 
“Hanım bacıma selam söyle.”  “Hanım bacıma selam söyle.” o bitince diğeri “Hanım bacıma selam söyle…”  Uçak gözden kaybolana kadar hep birlikte el sallardık.

Sonradan öğrendik ki; Hanım Bacı’nın babası, Batman Belediyesinde çalışırmış. Ankara’dan Batman’a karayoluyla değil uçakla gider gelirmiş. 

O günlerde, at arabası ve eşeklerle, bulunca yük kamyonu ve traktörlerle şehre gidip gelinirdi. Yani bundan yaklaşık 45-50 yıl öncesi. 

Hanım bacının babası Haşim Ünal’dı. İri yarı, babayiğit biriydi. Adımlarını vakur bir edayla atar, yürürken herkes ona bakardı. 

Haşim dayı Batman’da TRT muhabirliği de yapıyormuş. Ağzı laf yapan, kendine has fikirleri olan kültürlü birisiydi.

Ben lise öğrencisi iken kendisiyle köye geldiğinde ilk kez karşılaştım. Anladığım kadarıyla da Haşim Dayı sosyal demokrat birisiydi. 

Uzanarak oturuyor, güzel laflar ediyordu. Bende heyecanlı bir delikanlıyım. Belli konular üzerinde konuştuk. 

Bana: “Yoksa sen bizim Adil Hoca’nın oğlu musun?” diye sordu. Evet dedim. Elini öptüm, başımı okşadı, beni sevdi.

Haddimi aşan konulardan bahsettiğim zaman tebessüm ediyor, hoş görüyordu.

Seyrekte olsa doğup büyüdüğü köye zaman zaman geliyordu. Her geldiğinde de gidip elini öpüyordum. 

Bir seferinde yine köye geldiğinde, beni göremeyince: “Gidin bana hocanın oğlunu bulun!” diye bir yakınını göndermişti. 

Bende haberi alınca amcasının oğlu hem de damadı olan Osman dayının evine vardım. Beni gören Haşim dayı “Gel bakalım hocanın oğlu biraz siyaset yapalım” dedi. 

Bak önümüzde ki bir iki ay içinde mahalli seçimler var. Bu köyde bir iki tane muhtar adayı varmış. Damadını kastederek eliyle işaret etti: 

“Bizim Osman da Topçu Köyüne muhtar olacakmış… Şaşarım Osman’a oy vereceklere. Eğer benim köyüm Osman’ı muhtar seçerse, ben bir daha bu köye gelmem” dedi. 

“Niye gelmezsin dayı” dedim. 

“Bak yeğenim: Sultan Dördüncü Murat devrinde yaşanan bir olayı anlatayım sana. Son derece fukara bir köyde garibanlardan biri ölüyor, ama cenaze namazını kıldıracak bir imam bulunamıyor. 

Köylü, fellik fellik imam ararken, ayyaş Bekri Mustafa’yı salınarak yürürken görüyorlar.

Bekri Mustafa’yı cenaze namazını kıldırması için zorluyorlar. Bekri Mustafa durumunu bir türlü köylüye anlatamıyor. Sonunda mecbur kalarak imam olmayı kabul ediyor.

Namaz sonrasında cenazenin kulağına eğilip bir şeyler fısıldıyor. 

Bunu gören köylüler cenaze kaldırmanın yeni bir yöntemi zannediyorlar. Sonrasında Bekri Mustafa’ya, ölünün kulağına ne fısıldadığını soruyorlar. 

O da taşı gediğine koyuyor: “Dedim ki, öteki tarafta dünya halinden sual ederlerse, Bekri Mustafa imam oldu dersin, onlar durumun ne kadar kötü olduğunu tahmin ederler.” 

“Eğer Topçu köyüne de Osman muhtar olursa Bekri Mustafa’nın imamlığı gibi olur. Bu yüzden ben bir daha bu köye gelmem” dediğini hiç unutmuyorum. 

Haşim dayı bir daha köye gelemedi ancak yıllar sonra ambulansla cenazesi geldi. Allah rahmet eylesin diyorum. 

Vesselam…

22 MART 2022 SALI

ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

TAYIBIN KIZI 2

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.