HAKKARİDE 8 METRE KAR

Geçtiğimiz gün ulusal bir gazetemizde bir haber okudum. Mayıs ayının sonlarına geldiğimiz şu günlerde Hakkâri’nin Yüksekova ilçesine bağlı İkiyaka Dağları’nın Göllerbaşı ve Binbir bölgelerinde hâlâ kar olduğunun ve yer yer 8 metreyi aştığının haberini yapmışlardı.

An itibariyle yolları ulaşıma açabilmek adına kar temizle çalışmaları devam ediyor.

Ülkemiz, Doğusuyla Batısı, Güneyiyle Kuzeyi arasında 783.562 km² yüzölçümüne sahip, 3 tarafı da denizlerle çevrili bir ülkedir. Ülkemizde 7 bölgede aynı anda 4 iklimin yaşandığına şahit oluyoruz.

Hakkâri’yi bu günlerde 8 metre kar kaplamış.

Yozgat’ımızda 15 gün öncesinden çiçek açan meyvelerden özellikle kayısı ve erik ağanlarını soğuk vurdu. Ceviz ağaçlarını da hepten kuruttu.

Rabbime hamdolsun, Antalya’da İzmir’de Mersin’de yetişen meyveler, sebzeler turfanda olarak tezgâhlarda yerini alırken, Yozgat bölgesinde yeni çiçek açan meyveleri ve sebzeleri yel aldı.

Bunun yanında ekinlerimizde yeterli yağışı alamadığı için yer yer kuruma emareleri ile baş başa kaldı.

Allah’ım tüm ülkemizi, Yozgat’ımızı, çiftçilerimizi korusun. Bugünlerde iyice daralan, sıkışan toprağımıza bereket yağmurunu yağdırsın.

Bir tarafta yaz, bir tarafta ilkbahar, Hakkâri’de de 8 metre karla mücadele edilen bir günde yaşıyoruz. Hayırlısı…

Bu yazıyı yazarken aklıma bir çoban hikâyesi geldi:

“Çoban yaylada önce yağmur, sonra şıvgın, daha sonrada kar altında kalır. Donarak hayatını kaybeder. Çobanı bulur, cenazeyi evine getirirler.

Evin hanımı evde yoktur.

Komşular toplanır. Ağlayanlar, döşünü bağrını yırtanlar olur. Bir taraftan da evin hanımını ararlar.

Belli bir süre sonra evin hanımını hamamda bulurlar. Hamamcı durumu natır (keseci) a söyler. Natır gelir göbek taşında uzanmış olan çobanın hanımına durumu bir şekilde söyler.

“Kocan dağda kardan donarak ölmüş” der.

Çobanın hanımı haberi duyar, hiç oralı olmaz. Natıra der ki:

“Şu sırtımı bir kez daha keselesene”.

Natır “Yok anam! Dışarıda evinin önünde matem var. Herkes döşünü bağrını yoluyor”.

Çobanın hanımı duyduğuna hiç aldırış etmez.

“Gâvur köpeğin derdine ne oldu. Ben burada sabahtan beri ter atıyorum. Sıcaktan yanıyorum. O da donarak ölmüş” der.

Bizim ülkemizde de kıyılarda sıcakla, iç bölgelerde kuraklıkla mücadele edilirken, Hakkâri’de de hala kışın soğuklarıyla, karıyla mücadele ediliyor.

Eh ne diyelim. Karına kışına, ilkbaharına yazına, sonbaharına da katlanacağız.

Halimize şükredelim diyorum, vesselam…

27 MAYIS 2021 PERŞEMBE

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Büyüksoy - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Merhaba Yozgat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Merhaba Yozgat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Merhaba Yozgat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Merhaba Yozgat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.