GÜNÜMÜZDE AİLE YAPISI

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ailenin giderek zayıfladığı hatta aile bozgunu yaşandığı, evlilik dışı yaşamın, evlilik dışı doğumun, tek ebeveynli ve çocuksuz aile yaşantısının aile yapısını etkilediği anne ve babanın otoritesinin gün geçtikçe zayıfladığı bir dönemde yaşıyoruz.

Modernliğin yayılışıyla birlikte gelişen özgürlük, bireyselleşme ve toplumsal ilerleme sonucunda ailenin geleneksel işlevlerini anaokulu, huzurevi, sığınma evi, yetiştirme yurdu gibi yeni kurumlar üstleniyor. 

Anne-babanın otoritesi zayıflıyor. Bu otorite zorunlu eğitimle önce devlete, medya ile de siyasi isimlere ve film yıldızlarına geçiyor. El hak bu görüş doğrudur. 

Son yirmi yılda gelişen süreçte aile yapımız her gün biraz daha zayıflatılıyor. Bilhassa resmi ideolojinin isteği doğrultusunda ve mekteplerimizde verilen batı yanlısı müfredatlar, okutulan ders kitapları da değerlerimizi bir bir yok ediyor. 

Reşit olmayan çocuklarımızın kafa yapılarına, düşünce tarzlarına, yaşantılarına, özenti duyduklarına bakarsak; başta cep telefonu, internet, bilgisayar oyunları, aile yapımızla bağdaşmayan birtakım munzur yayınlar, günümüzde çocuklarımızın aklını başından alıyor. 

Değerlerimizi bir bir kaybediyoruz. Saygı, sevgi, hoşgörü, çalışarak kazanma, aileye katkı, sorumluluk bilinci, hemen hemen gençlerimiz tarafından hiçte önemsenmeyen bir yapıya büründü. 

Geçenlerde ofisime bir arkadaşımın referansı ile pırıl pırıl mühendis olacak 2 üniversite öğrencisi geldi. Meslekleri ile ilgili teknik olmasa bile uygulamada karşılaşabilecekleri bir takım temel bilgilerden bahsetmemi ısrarla istediler.

Bir mühendisin uygulamada yapması lazım gelen hususları gençlerle paylaşmaya başlamıştım ki bir tanesinin telefonu sürekli çalmaya başladı. Anında cevapta veremiyordu. Telefonun tuşlarını mıncıklamaya başladı. Ne yapacağını şaşırtmıştı genç mühendis adayı arkadaşımız. Zorlandı durdu. Beni mi dinleyecek yoksa karşı tarafla mı ilgilenecekti. 

Belli ki birinci önceliği telefonuydu. Gencin gönlünü incitmeme pahasına sadece şunu deyiverdim. “Ah şu telefonlar bir sussa, gençlerimiz söylenenleri dinleyecekler. Ama bir türlü maksat hâsıl olmuyor.” İki öğrencimize bildiklerimi anlatırken biri dinledi, diğeri de sürekli telefonu ile meşgul oldu.

Günümüzde bu ve buna benzer boş, süfli emel ve arzular insanların birbirlerinden istifade etmelerini bile engelliyor maalesef.

Esas konumuz olan aile yapımızda bozulmanın birçok sebepleri vardır. Son yirmi yıldan bahsettim. 

Huzurevleri yaygınlaşmaya başladı. Şehir kahvelerinde,  köy odalarında, değişik mekânlarda sohbetler esnasında huzur evi gündeme geldiği zaman sonumuz ne olacak deyip ayıplanırdı. 

Birçok insanın sonumuz huzurevinde mi olacak diye hayıflandıklarını, üzüldüklerini görürdük. Ebeveynlerinin ne pahasına olursa olsun kendi evinde, kendi yatağında hayatını tamamlaması aile efradının birinci ve vazgeçilmez önceliğiydi. 

Gün geldi huzurevi herkesin gönül rahatlığıyla gidebileceği mekânlar haline geldi. Eh ne yapalım. Gelininden dayak yiyen, oğlundan kızından azar işiten yaşlılarımız için iyi ki huzurevleri yapılmış. Olmasaydı, bugün ki gençlerin mantığıyla ihtiyarların, kimsesizlerin, yolda kalmışların hali nice olurdu?

Âhirkelâm iyi ki kadın sığınma evlerimiz, rehabilitasyon merkezlerimiz, huzurevlerimiz var. Kaçacak, sığınacak, aile ocağı yerine bu tür kuruluşlara devletin himayesinde daha çok ihtiyaç duyulacak diyorum vesselam…

GÜNÜMÜZDE AİLE YAPISI
Giriş Yap

Merhaba Yozgat Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!