GÜLE GÜLE İSMAİL DOĞAN

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yozgat Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü İsmail Doğan geçtiğimiz gün kalp krizi geçirerek hayata gözlerini yumdu. Allah rahmet eylesin Merhum İsmail Doğan çocukluk arkadaşım, aile dostumdu. 1966’lı yıllarda bugün yıkılıp yok edilen, yerinde sıra sıra mağazalar olan eski Tol çarşıda
ben ve eniştem berber Ahmet Avşar‘ın dükkânında çırak idik.  Merhum İsmail’ de ayakkabıcı Yusuf-Mehmet Kılıç kardeşlerin yanında çıraktı. Aramızda 4 metrelik bir cadde vardı. Sabah akşam sevişirdik kumrular gibi. O Topaç’lı ben Topçu’lu idim.

Daha sonraki okul yıllarımızda da dostluğumuz devam etti. Milli Türk Talebe birliğinde beraberdik. Ticarette, siyasette hep birlikte olduk. Hiç kavga etmedik. 40 yılı aşkın bir davanın mensupları olarak doğru bildiklerimizi haykırdık durduk. Eğitim Enstitüsünü beraber bitirdik. Dostluğumuz daha da perçinleşti.

İsmail kimseyi incitmedi. Tartışma bilmez, güler yüzlü, sevdiklerini hep hasbi olarak severdi. Yaptığı görevleri bihakkın yerine getirirdi. “İnsanların en hayırlısı başkalarına faydalı olanıdır’’ prensibine bağlı kaldı. İş yapan iş bitiren bir kardeşimizdi. Yaptığı bütün işlerden belli ki haz alıyordu.

Kendisine ne zaman işiyle ilgili bir ricamız olsa reddetmez, yapmak için elinden ne gelirse anında yapar, bir daha geri dönmezdik. Olacak bir işi çıkmaza sokmazdı. Bir dava, bir misyon adamıydı. Bana bazen başkanım, bazen de Ahmet Abi derdi.
Siyasetten beklentisi vardı. Önce il başkanı ardından da belediye başkanı adayı olmak gönlünden geçiyordu. İsmail Doğan’da iyi atlara binerek göç etti bu dünyadan. Bu dünyaya gelen gidiyor, gidende gelmiyor! Bu bir hakikat. Onun için diyorlar ki; Dünya iki kapılı bir handır. İsmail Doğan’ da bu iki kapılı hanın bir kapısından dünyaya geldi. Yaşadı. Dost edindi. Sevdi ve kendini sevdirdi. Genç bir yaşta hakka yürüdü. Gidişi temelli oldu. Ebedi yolculuğa çıktı ve bir daha geri gelmeyecek.

Dostum İsmail, unutma yolcu değişir, yol değişir ama menzil hep aynı. Sessiz bir gemi gibi tuğyan olan yerde tufan olur deyip kendini bir gemi gibi inşa ettin. Sessizce geldin ve bir gecenin sabahı tan yeri ağrırken ebedi yolculuğuna yine sessizce süzülüp gittin. Bir daha gelmemek üzere…

Dostum İsmail, Dünya kalsa Muhammed’e kalırdı. Can satılsa onu Karun alırdı. Derman bulsa buna Lokman bulurdu. Bu ölümdür buna derman bulunmaz.

Son söz ; “Hangi güzel yüzdür ki toprak olmadı. Hangi ceylan gözdür ki yere akmadı.” Ruhun şad, makamın cennet olsun. Hazreti Muhammed şefaatçin olsun diyorum VESSELAM…

 10 ŞUBAT 2012 CUMA 

GÜLE GÜLE İSMAİL DOĞAN
Giriş Yap

Merhaba Yozgat Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!