GERÇEKTE İŞ BEĞENİLMİYOR MU?

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Geçtiğimiz günlerde İş-Kur aracılığı ile Milli Eğitim geçici işçi statüsünde 90 personel alacağını duyurdu. Bunlar okulların açılıp kapandığı güne kadar çalıştırılacak personellerdi. TYÇP  (Topluma Yararlı Çalışan İşçi) statüsünde noter kanalıyla kura çekilecekti. Bu 90 kişilik kontenjana müracaat sayısı ne olmuş dersiniz?  Tamı tamına 500 kişi. Kıyasıya bir mücadele görmek mümkün.

Bu işçiler asgari ücretten maaş alacaklar. Geçtiğimiz gün bu konuyla ilgili meslektaşımız Muammer A. Karadeli bir yazı kaleme aldı. Karadeli İş-Kur müdürümüz (kulakları çınlasın) eski Yozgat Milletvekili Mehmet Çiçek ağzından konuşarak şöyle diyordu: “ O da böyle söylerdi: Tarlalarda, tarımda istihdama açık onca iş var. Yozgatlılar iş beğenmediği için oralarda Güneydoğulular çalışıyor. Mehmet ağabeyin iş dediği; tarlada, güneşin karşısında, iki büklüm çapa yapmak ya da tarlada nohut-mercimek toplamaktı.”

Dün Mehmet Çiçek’le bir telefon görüşmemiz oldu. Oda üstadın bu yazısını okumuş. Sayın Çiçek: “Bende Yozgat’ın mercimeğini, nohudunu güneydoğudan gelen insanlar ekiyor, çapalıyor, biçiyor, Yozgat insanı da maalesef çalışmıyor, iş beğenmiyor, dolayısıyla Yozgat’ın parası başka illere transfer oluyor. Diye zaman zaman serzenişte bulunurdum” diyordu.

Buradan gördük ki konuyu Sayın Karadeli farklı yorumluyor, Sayın Mehmet Çiçek’te farklı savunuyordu.

Aslında Yozgat’ta iş de var, işsizlik de. Kim ne derse desin maalesef iş beğenmeme durumu da var. Birçok tanıdığımız meslek erbabı insanlar işlerini beğenmeyip illa da devlet işi olsun, kadrolu bir iş olsun, Allah’tan sağlık, devletten aylık diyenlerin sayısı hiçte az değildir.

Günümüzde Yozgat’ımızda siyasilerin kapılarını aşındıran onlarca, yüzlerce tanıdığımız bildik yüzler mevcuttur. Bunun nedenlerine gelince; özel sektörde çalışan bir kısım işçilerin maalesef sigortalarının yatmadığı, hak ettiği ücretleri alamadıkları ulu orta konuşuluyor. Ne derece doğrudur bilemem.

Hâlbuki işçi çalıştıran her kim olursa olsun işçinin alın teri kurumadan hak ettiği ücreti vermesi gerekir. Bir başka gerçek daha var. Yozgat’ta çarşı pazar dolaşın. Hemen hemen iki dükkândan birinde işçi aranıyor ilanı okursunuz.

Geçenlerde sabahın kör karanlığında üç arkadaşı billboardlara ilan yapıştırırlarken gördüm ve kendilerine selam verdim. Hayrola işçimi arıyorsunuz dediğimde evet su arıtma cihazı tanıtımı için pazarlamacı eleman arıyoruz, dolgun da maaş vereceğiz. Günlerdir aradığımız halde bulamadık şimdi ise ilan veriyoruz dediğine şahit oldum. Peki, bugün berber, terzi, bakkal, manav çırak kalfa bulabiliyor mu? Sanayide aynı şekilde ahilik geleneğinden gelen çırak kalfa usta yetişiyor mu? İçinde bulunduğumuz basın sektöründe de bu durum aynı değil mi? İstediğiniz elemanı bugün bulabiliyor musunuz? Herkes şunu söylüyor. Kalifiye eleman bulsak keşke? İstediği parayı vereceğiz. Ama maalesef iş arayanlar olduğu gibi, kalifiye eleman arayan bir yığın esnafımız, tüccarımızın ve iş adamlarımızın olduğu da Yozgat’ta bir gerçek değil mi diyorum VESSELAM…

25 EYLÜL 2012 SALI

GERÇEKTE İŞ BEĞENİLMİYOR MU?
Giriş Yap

Merhaba Yozgat Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!