GENÇLER NEDEN EVLENMEZ?

Geçtiğimiz gün uzun zamandır görüşmediğimiz bir aile dostu misafirim geldi.

Laf lafı açtı. Pandemi, Covid-19, hayat pahalılığı, piyasalar, zamlar derken iş dönüp dolaşıp düğün-derneğe geldi.

Doğrusu tam da zamanı. Davul dum dedi, davulcular, zurnacılar ortaya çıktı. Köşe-bucak geziyorlar.

Büyükler derdi ki affedersiniz, “eşeğim kurnadı, zelberim arttı”

Genelde bu söz eşeğin doğum yapması ile sıkıntının arttığını ifade eder.

Teşbihte hata olmasın. Günümüzde büyük iş küçük olmuyor. İnsanlar örf, adet, gelenek demeden, insanların birbirini taklit ederek ben kimin kötüsüyüm, sen yaparsan bende yaparım diye birinin yaptığını diğeri de yaparak kendini sıkıntıya sokan ailelerde çoktur günümüzde.

“Gençler niye evlenmiyor” diye bir sual ettim de bin pişman oldum.
Bizim Salih’in yaşı 30’a gelmiş hala evlenmem diyor, diyor da direniyor.

“Boşuna direnme oğlum nasıl olsa başına gelecek. Bir an önce evini kur. Çoluk çocuk sahibi ol. El içine karış” diyorum da alımlığımı alıyorum.

“Evlenmemde” diyor da başka bir şey demiyor.

Bunu anlattım onu tanıyanlar tebessüm ettiler. “Salih daha 30 değil kendini 16 yaşında çocuk hissediyor” dedi bir yakınım.

Peki, bugün ki şartlarda Salih’in evlenmesi için nereden bakarsan bak 150-200 bin TL arasında nakit paraya ihtiyaç olduğunu söyledim de bizim Recai “yok baba 50 bin TL’ye bu iş biter” dedi. “İstesin Salih’i evlendirelim” diyor.

Latife bir tarafa ülkenin gerçekleri, gençlerimiz evlenmekten çekiniyorlar. Çekinmekle kalmayıp ciddi manada da korkuyorlar.

Niye korkmasınlar!

Eskiden bu düğün işinin masraflarını aileler karşılardı. Şimdilerde gençlerin üstüne yıkıyorlar.

Asgari ücretle çalışacaksın, bir kızın kapısını çalarak ailesinden isteyeceksin, söz kesimi, nişan yüzüğü, hadi şimdilerde nişanı kaldırdık. Takıları, altını, incisi, gelinliği, mobilyası, yatağı, halısı, kilimi derken nereden bakarsan 150 bin TL. Düğün davetiyesi, 2 ayrı yerde salon, atı, arabası 50 bin TL’de onu koy. İndir bindir 200 bin TL.

Haydi diyelim ki hepsini yaptık yerine getirdik. Bu insan düğün olduktan hemen birkaç gün sonra borcunu ödemek için ilk müracaat edeceği kimse hanımı. Onun yüzüğünü, küpesini, altınlarını alıp en yakın sarrafta bozdurup borcunu ödemek olacaktır.

Buda çiçeği burnundaki gelin ve damadın, dahası ailelerin arasını açıyor.

Allah korusun boşanmalara hatta daha kötüsü ölümle, intiharla son buluyor.

Ölen ölüyor, kalanda ömür boyu hapishanelerde nefes tüketiyor. Ülkemizi yönetenlerin, toplum katmanlarının bu işe tez elden çözüm bulmaları gereğine inanıyorum.

Gazete çalışanımız, yavrumuz Salih gibi binlerce ve hatta milyonlarca gençlerimizin Allah işlerini kolaylaştırsın. Kötülükler gitsin, iyilikler hâkim olsun diyorum.

Vesselam…

14 TEMMUZ 2021 ÇARŞAMBA

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Büyüksoy - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Merhaba Yozgat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Merhaba Yozgat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Merhaba Yozgat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Merhaba Yozgat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.