DOLAR

18,8383$% 0.1

EURO

20,3282% -1.12

STERLİN

22,7007£% -1.55

GRAM ALTIN

1.128,40%-2,33

ÇEYREK ALTIN

1.881,00%-0,94

BİTCOİN

436110฿%-1.34854

a

EVET – HAYIR

Anayasa değişiklik paketi ile ilgili çalışmalar hız kesmiyor. Milletimiz yaklaşık 32 gün sonra sandık başına gidecek. Bakıp göreceğiz. ‘Evet’ mi çıkacak, ‘hayır’  mı?  Netice ne olur bilemeyiz. Söz artık asıl sahibinde. Milletimizin evlatları mührü eline alıp son sözü söyleyecek ve kararını verecektir.

Anayasa değişiklik sürecinde bir bilgi kirliliği oluşmasın, zihinler karıştırılmasın istiyoruz ama maalesef zihinler bulandırılıyor, gerçekler çarpıtılıyor, iftira ve karalama odaklı kampanyalar yürütülüyor.

  Bu Anayasa yapılalı tam 30 yıl oldu. Bugüne kadar birçok maddesi de değiştirildi. Birçok kez referanduma gidildi. Hiçbirisinde bu seferki gibi tartışma ortamı olmadı. Bugünkü gibi hatırlıyorum 12 Eylül Anayasası hazırlanmış, halkoyuna sunuluyordu. Yukarı Nohutlu ’da ki evimizden aşağı doğru inerken, yolda çok sevdiğim ve saydığım Mehmet Topuz ağabeyle karşılaştım. Selam verdim, elini öptüm. Ayaküstü, bir iki kelam ettik. Anayasa için oyunu kullandığını söyledi. Bizim nerde oy kullanacağımızı sordu, kendisine oyumu köyümde kullanacağımı söyledim. Arkasından oyumuzun rengi ne olsun diye sorduğumda; “Oğlum Allah devlete zeval vermesin. Dün bu milletin evlatları birbirlerini öldürüyorlardı. Onun için evet oyunu kullan” dedi. Doğrusu kafama yatmamıştı. Doğruca Topçu köyüne gittim. Oylar köy ilkokulunda veriliyordu. 5 tane oyumuz vardı. Listede ismimizi aramadan,  sülalemizden bir büyüğümüz, “Komşular, bizim Ahmet efendi geldi. Bakın şimdi hiç kimsenin yapmadığını, yapacak. Bu saate kadar bu sandıkta hiç hayır oyu kullandırmadık” dediğini hatırlıyorum.

   Eski okul sıralarını koymuşlar, ‘hayır’ pusulasını masanın alt gözüne, ‘evet’i de üstüne çıkarmışlardı. Her gelen ‘evet’ diyordu. Ben vatandaşım, istediğim oyu veririm, oy gizlidir. Her iki pusuladan da aldım. O sırada büyüğümüz kafasını bir o yana, bir bu yana salladı ve usulca kulağıma. “Yapma oğlum, başına bir iş gelir” deyiverdi. Allah’a çok şükür bizim kararlılığımızı gören bir kaç arkadaş ile birlikte 350 civarındaki seçmen içerisinde 9-10 tane hayır oyu çıktı.. İşte o günkü oylamadan bir kare.

  Neyse, o günden bugüne tamı tamına 30 yıl geçmiş. Bugün ‘evet’ diyecek olan da ‘hayır’ diyecek olan da hür iradesiyle ve yüksek sesle günümüzde kendini ifade ediyor. Demek ki, o günden bu güne demokrasimiz adına köprülerin altından çok sular akmış.

 Bugün neler oluyor ülkemizde? Kampanyalar nasıl yürütülüyor? AK Parti, SP, BBP ‘evet’ derken. CHP, MHP, BDP, DP, DSP, İP “‘hayır’ da hayır var” diyerek kampanyalarını yürütüyorlar. Eh, hayırlısı.

   Yalnız geçtiğimiz gün yolda yürürken, yetişip, muhabbet edeyim diye iki tanıdık simanın arkasından geliyordum. Birisi, diğerine “Ben, oyumu satacak kadar şerefsiz miyim?” diyordu. Yanlarına geldim, selam verdim. Hayrola dedim. “Ahmet Efendi, bu AK Parti var ya, evet oyu alabilmek için buzdolabı dağıtıyormuş Yozgat’ta.

  Hemen kendisine ismi ile hitap ederek, “Ya üstat, benim köydeki buzdolabı bozuldu. Biz evet vermeyi düşünüyoruz. Söylesen de bizim eve de bir buzdolabı gönderseler” dedim. “İnanmıyor musun?” dedi. “İnanmıyorum” dedim. Bu tür karalamaların, iftiraların olmadığı odaklı bir referandum kampanyası Yozgat’ta olmaz mı diyorum. Vesselam…10 AĞU 2010 SALI

 

ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Bİ DAHA KEMAL BEY

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.