ERBAKAN’IN ARDINDAN

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Erbakan Hocamızı 70’li yıllarda tanıma fırsatı buldum. Çocuk yaşta olmama rağmen, bir ömür boyu kendilerini takip etme imkânım oldu.

Milli Selamet Partisi 1973yılında parlamentoya 48 milletvekili ve 3 senatörle girmişti.

Parti genel merkezi Yenimahalle’de Milli Görüş Kültür Saray’ına taşınmıştı.
İllerden gelmiş insanlara gruplar halinde bizzat Erbakan hocamız sabahtan akşama kadar tebliğ yapıyordu.
Orada ‘Çağrı’ filmi gün boyu gösteriliyordu.

Yozgat teşkilatı olarak, ne zaman davet edilirsek toplantılara iştirak ediyordum.

Günler ayları, aylar yılları kovaladı, nerede bir miting varsa bizde gençler olarak orada olduk.

Bir seçim arefesinde Konya’da Kulu ve Bozkır ilçelerinde çalışmalar yapıyorduk.
Her gittiğimiz yerde heyecanlı konuşmalar yapıyordum.

Bir seferinde Kulu meydanında CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’la karşılıklı konuşma yaptığımı hiç unutamıyorum.

Ankara’dan benimle beraber gelen yüzlerce il hatibi ile birlikte dağ, bayır, köy, kent demeden fîsebilillah sabahtan akşama, gece karanlığında bile  cami önlerinde, kahvehanelerde hocamızın yapacağı büyük miting hazırlığına destek oluyorduk.

Bir başka zamanda ise Hocamız Erbakan, Yozgat’a gelmeden önce bütün köylerden, ilçelerden merkeze adam taşıyorduk. 

Miting başladığı zaman yer yerinden oynuyordu.

Zaman su gibi akıp geçti.

Yılmadan, usanmadan, durmadan, işimizi aşımızı bir kenara koyarak Milli Görüş davasına hocamızın safında yer alarak mücadele ettik.

Bunu da hiç kimseden bir şey beklemeden Allah rızası için yaptık.

80 ihtilali olmuş, Milli Selamet Partisi kapatılmış, Refah Partisi de yeni kurulmuştu.

Bir yerel seçimde Yozgat belediye başkan adayı kim olsun? Derken, MHP’li Yaşar Erbaz ismi ortaya atıldı, bunun müzakeresi ilde yapıldı.

Birde genel merkeze soralım denildi. O dönem yasaklı olan Erbakan hocamıza sorulmak üzere bendeniz ile birlikte Dursun Uyar’ı  Ankara’ya gönderdiler.

Yasin Hatipoğlu, Erbakan hocamızdan bir şekilde randevu aldı. 

Aynı gün Aşağı Ayrancıdaki hocamızın evine gittik.

Selam verip içeri girdiğimizde rahmetli Hüseyin Erdal da hocamızın yanında oturuyordu.

Elini öptüm,” Hoş geldin evladım” dedi.

Elimi bırakmadı; “ANAP’ın belediye başkan adayı yoksa Selim Çiçek‘mi?” diye sordu…

Bende sorusuna karşılık olarak “Cemil Çiçek, efendim” dedim.

“Olsun evladım, o nasipsizdir” dediğini bu gün gibi hatırlıyorum.

Daha sonra Dursun Uyar elini öptü ona da sordu?

O da yapılacak bu seçimde ANAP’ta bütünleşmenin iyi olacağını ima edince, onunda elini bırakmadı; “Bana bak evladım önce kendiniz inanacaksınız. Bir şeye inanmak, o işi yarı yarıya yapmak demektir. Biriniz aday olursunuz, diğeriniz ona oy verirsiniz” dediğini hiç unutmuyorum.

Bize verilen notu iletip, maruzatımızı arz ettik. MHP’li bir önceki Yozgat Belediye Başkanı Yaşar Erbaz’ın  Refah Partimizden aday yapılmasının uygun olduğu talimatını aldık. 

Hayırlı olsun dedi, bizi sevip sırtımızı sıvazladı.

Yozgat hakkında bir takım öngörülerini anlatı. Elini öpüp evinden ayrıldık.

O dönem bütün gayretimize rağmen Yaşar Erbaz seçimi kaybetti.

13 yıl önce aramızdan ayrılan Muhterem Necmettin Erbakan Hocamızı vefatında da yalnız bırakmadık, üzerimize düşen görevi yaptık, nur içinde yatsın.

Milli görüş bizim hayatımızda teslim olduğumuz bir inanç değerimizdir,  o gün neysek bugünde aynı şekilde inanıyoruz Vesselam…

ERBAKAN’IN ARDINDAN
Giriş Yap

Merhaba Yozgat Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!