EĞİTİM DÖNEMİ…

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kocaman bir yaz tatili bitti. Geleceğimizin teminatı olan yavrularımız okulların açılmasına haftalar kala büyük bir gayret içerisinde okul hazırlıklarını yaptılar. Sonunda  geçtiğimiz Pazartesi  günü zil çaldı, okullarımız da  açıldı. Türkiye genelinde bu yıl 16 milyon öğrenciyi 600 bin öğretmen okutacak, eğitecek. Okul öncesi eğitimin geçen yıl  zorunlu tutulduğu il sayısı bu eğitim öğretim yılında 32’ye çıkarıldı.

Okul öncesi eğitimin bazı illerde zorunlu tutulmasıyla okul öncesi eğitimden yararlanan çocuk sayısı 980 binden  1 milyon 100 bine ulaştığı Türkiye genelinde 2 bin 176’sı resmi ve özel ana okul olmak üzere toplam 26 bin 681 okul öncesi eğitim kurumu bulunuyor. İlköğretime bu yıl 1 milyon 226 bin çocuk kaydoldu. Türkiye’de 33 bin 310 ilköğretim okulunda 10 milyon 916 bin çocuğumuz okuyacak. Yozgat genelinde bağımsız anaokulları ile ilköğretim kurumları bünyesindeki anasınıflarına 2005 yılı doğumlu 4 bin 927 il genelinde ilköğretim 1. sınıfa kayıt yaptıracak toplam öğrenci sayısı ise 7 bin 34 oldu. 2010-2011 eğitim öğretim yılında 100 binden fazla öğrencimiz 493 eğitim kurumunda 4 bin 850 derslikte ve 4bin 700 öğretmen nezaretinde eğitim öğretimlerini sürdürecekler.

2003-2004 eğitim öğretim yılından itibaren bu hükümetin ortaya koyduğu “ücretsiz ders kitabı temin projesi” kapsamında bu eğitim yılında Yozgat genelinde, ilk ve orta öğretim kurumlarında öğrenim görecek öğrencilerimizin bütün ders kitapları devletimizce karşılanmaktadır. Bu kapsamda ilimiz emrine 410 türde 1 milyon 120 bin 925 kitap dağıtılmıştır.

Bu sezonun öğrencilerimiz açısında öğretmenlerimiz açısından velilerimiz açısından kısaca devletimiz ve milletimiz adına, kazasız belasız başarılı bir yıl geçirmeleri dileğiyle bütün milli eğitim camiasını tebrik ediyorum.

Son yıllarda mevcut iktidarın uyguladığı  milli eğitim  politikaları ve buna bağlı olarak okul yapımları, kitap dağıtımı, araç-gereç  temini işin üzerinde ciddi manada durması geçmiş yıllardaki başarı grafiğimizin tüm Türkiye’de olduğu gibi Yozgat’ımızda da bariz bir şekilde görülmesidir.

Geçtiğimiz yıllarda bilhassa dışarıdan gelen mecburi hizmetli kapsamındaki branş öğretmenlerini ilçelerimize oradan da köylerimizde görevlendirilmeleri il ve ilçe merkezlerinde geçmiş yıllardan beri uzun süre yöneticilik ve öğretmenlik yapan hatırlı bazı kişilerin emekli olmaları, yeni yetişen  genç öğretmenlerin bu okullarda görev almaları bana göre çok önemli idi.

Adeta Yozgat acemi er eğitim merkezi gibi öğretmenler ilçelerde görev yapmaya zorlanıyorlardı. Onlarda kaderlerine terk edilmiş vaziyette mecburi hizmetlerini doldurarak, Yozgat’tan bir an önce gitmeyi iple çekiyorlardı. Son yıllarda uygulanan olumlu bir takım gelişmeler sonunda tam istediğimiz manada verim elde edemesek de eskiye nispetle büyük yol aldığımız kanaatini taşıyorum.

Eğitim ve öğretim gören çocuklarımızın yarış atları gibi sınavdan sınava koşturulmalarını da  doğrusu uygun görmüyorum. Genç yavrularımız yeteneklerine göre ilköğretimde kabiliyetleri nispetinde sınıflandırılmalı başarılı olacağı dallara yönlendirilmelidirler. Birde benim kişisel fikrim; gerek lise mezunu gerekse üniversite mezunu birçok evladımız günlük yaşama uzak bir ortamda yetiştiriliyor. Üniversite mezunu bir evladımız kendisine barınmak için tutacağı evin kira kontratını yazamıyor, dolduramıyor. İş talebinde  bulunurken üzülerek ifade ediyorum dilekçeyi de yazamıyor.

Çocuklarımızdan beklentimiz odur ki; okullarını en iyi şekilde okusunlar. Ailelerine ve toplumumuza karşı daha şefkatli, daha merhametli, ailelerini üzmeden, hayat merdivenlerini  tırmansınlar diyorum. Vesselam… 22 EYLÜL 2010 ÇARŞAMBA

EĞİTİM DÖNEMİ…
Giriş Yap

Merhaba Yozgat Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!