DİPLOMALI İŞSİZLER

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Geçtiğimiz hafta, Yozgat’tan Milli Eğitim Bakanı geldi geçti.

Bir takım incelemelerde bulundu, hayırsever iş adamlarıyla buluştu, Yozgat Halk Eğitim Merkezini ziyaret ederek öğrenciler tarafından yapılan proje çalışmalarını inceledi.

Birde Robotik kodlama merkezinin de açılışını gerçekleştirdi.

Ziya hoca bunları yaparken, yengemiz Rana hanım da Yozgat’ta belediye başkanımızın eşi Nagehan hanım ile Yozgat’ta ki tarihi yerleri gezerlerken Çapanoğlu Camisini de gezmek isterler, başını örterek camiyi gezer, camiye de hayran kalır.

Nagehan Hanımın tavsiyesi ile Caminin İmam Hatibin den Kur’an-ı Kerim okumasını isterler.

İmamda teşekkür ederek ayrılırlar.

Ne ala ne güzel.

Rana hanıma da, Nagehan hanıma da bu hassasiyetlerinden dolayı teşekkürü hak ederler.

Yanılmıyorsam Ziya hoca on yedi senelik AK Parti iktidarında 7’ci Milli Eğitim Bakanı.

Birçok bakan geldi geçti, eğitime sadece baktılar.

Değişik sistemleri uyguladılar ama netice ortada.

Ümit edelim bu günden sonra millet olarak aradığımızı bulalım da eğitim seviyemiz yükselsin.

Yıllar içinde insan yetiştirme gibi zorlu bir yolu tercih edemedik.

Eğitim meselesini nasıl ele almalıyız?

Eğitime, öğretime sadece diploma alabilmek için odaklanıp müfredattaki konuları ezberleyerek tarif, tanım gir sınava kazandan ibaret olmamalı.

81 vilayetin hepsine üniversite açtık.129 devlet, 77 vakıf olmak üzere toplam 206 üniversitemiz var. 5 yıldızlı okullarımız var diyerek te övünüyoruz.

Ne kadar övünsek az bile.

Hâlbuki insan yetiştirmek ve bu insanları hayata hazırlarken zamanı gelince de “hayata kazandırmak”, yani uygun bir şekilde istihdam etmemiz de gerekmiyor mu?

Genç işsizliği resmi rakamla bile yüzde 20-25 olduysa, bunda daralan ekonomi kadar, plansız, öngörüsüz, amaca hizmet etmeyen eğitim politikalarının da payı yok mudur.

Maalesef bu günkü eğitim politikamız dört sene öğrenciyi okut, öğrenci dersini ezberlesin, vizeleri versin mesele bitiyor geriye bir diploma kalıyor.

Demek ki hem nitelikli eğitim veremiyoruz, hem de insanları 4-5 sene boyunca (herhangi bir amaca hizmet edip etmediğine bakmaksızın) “oyalıyoruz”. Eğitimini gördüğü alanda herhangi bir iş imkânı ve gelişme fırsatı olmayan binlerce insanın sadece işsizliğini “ertelemiş oluyoruz”.

Bugün ortaokul, lise hatta üniversite öğrencilerinin şekli şemali, konuşmaları, oturup kalkmaları, tavırları, en başta bir “disiplinsizlik”, “başıbozukluk” halini yansıtıyor.

Başlarında esen kavak yellerine rağmen gençliğin verdiği cevvallik, ataklık, masumluk yerine bir mıymıntılık, patavatsızlık, ukalalık, saygısızlık hali, bu laçkalık manzarasını tamamlıyor. Belli ki gençler eğitilemiyor ve belki de tam tersi yönde eğitiliyorlar olsa gerek.

Ne yapacağına dair hiçbir fikri olmayan bu öğrenci ordusunu da tapu senedi gibi eline bir diploma verip sokağa bırakıyoruz.

Diploma verip sokağa salmayı “eğitim” olarak adlandırıyoruz sanki.

Anneler, babalar olarak bizde çocuk yetiştiriyoruz diye övünüyoruz.

Vesselam… 30 EKİM 2019 ÇARŞAMBA

DİPLOMALI İŞSİZLER
Giriş Yap

Merhaba Yozgat Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!