BÜLBÜL DİYE SERÇE SATANLAR

Bir önceki günkü yazımızda “Terazi ne zaman düzgün tartacak” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Oldukça büyük ölçüde ses getirdi. Ofisimize gelen bir...

Ahmet Büyüksoy
Ahmet Büyüksoy Tüm Haberleri

Bir önceki günkü yazımızda “Terazi ne zaman düzgün tartacak” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Oldukça büyük ölçüde ses getirdi.

Ofisimize gelen bir iki arkadaşımla bu konuyu irdeledik.

Gerçekten bu gün teraziler doğru tartmıyor maalesef.

Geçen bir bakkaldan iki bakraç süt aldım…

Beni tanıyan bakkal birini bıraktı öbürünü aldı, 8-10 tane süt içerisinden iki tanesini seçip verdi.

“Niye seçip verme gereği duydun? Hepsi aynı değil mi?” dediğimde bana başkanım bazıları 150 gr eksik geliyor dediğinde şok yaşadım.

Tamam, bana bu itinayı gösteriyorsun öbür bakraçları alanlara yazık değil mi? dediğimde…

Ne yapıyım, bize nasıl geliyorsa öyle satıyoruz dedi.

Bende ayaküzeri bu yapılanın doğru olmadığını, aldığınız adamlardan tartarak alıp satarsanız haksızlık etmemiş olursunuz, yoksa vebal altında kalırsınız dedim.

Bir hafta sonra süt satan bir vatandaşın mandırasına tesadüfen uğradık…

İneklerden sağılmış naylon poşetlere konan sütleri dolum esnasında gördüm.

Çalışanlara sorduğumda yabancı uyruklu olduklarını öğrendim.

Gördüm ki ne denetim ne kontrol var, saldım çayıra, Mevla’m kayıra.

TRT ekranlarında izlediğim Büyük Selçuklu dizisi hatırıma geldi.

Orada Melik Tapar’ın tebdili kıyafet yaparak çarşı ve pazarı denetlerken ekmek satan sakalı bir vatandaşın halini ekranlara taşımıştı.

Bende oradan esinlenerek bu sütçüyü yazmaya karar verdim.

Melik Tapar, o sahnede 2 ayrı ekmeği 2 eline alıyor kendince tartıyor, gördüğü manzara ekmeğin biri diğerinden farklı, teraziye koyup tarttığında da gerçek ortaya çıkıyor.

Halkın yediği ekmeğin eksik üretildiğini görüyor.

Hemen korumalarına “Alın bu adamı götürün saçını, sakalını, bıyıklarını ve kaşlarını kazıtarak tıraş ettirin bir eşeğe ters bindirip Şelemzar sokaklarında teşhir edin. Bir daha kimse halkın ekmeği ile oynamaya cesaret edemesin” diyor.

Hey hat! Hey hat! Hey hat!

Ne oldu bize?

Süte, ete su katanlar, çarşıda pazarda eksik alıp fazla satanlar, bülbül diye serçe satanlar, cami şadırvanlarındaki muslukları çalanlar. Selçuklu Sultanının yaptığını mı yapalım terazilerin düzgün tartması için diyorum vesselam…

# yozgat

21 Şub 2024 - 22:00 Yozgat-

Mahreç  Ahmet Büyüksoy


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Merhaba Yozgat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Merhaba Yozgat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Merhaba Yozgat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Merhaba Yozgat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.