BİLİ BİLİ DİYEN BİLECENLERE

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Rahmetli Melek ebem zaman ve zemine, içinde bulunduğumuz aylara göre bildiği hikâyeleri bizimle paylaşırdı. İlkbahar geldiği zaman tavuklar kazlar hindiler yumurtlar, kuluçkaya yatarlar, her biri farklı günlerde civcivlerini çıkartırlardı. Tavuk ve kaz yavruları çıktıktan birkaç gün geçmez sokağa çıkabilirken hindi yavruları nazlı büyürdü. Genelde evin kadınları için bu yavruları büyütebilmek adına elle yapılan ince bulgurdan, ebe gümecinden, sütten karma yem yaparlar ve yavruları tek tek doyururlardı.
Bizim Sorgun ilçemizin Ayrıdam beldesinde bir köylünün hindi(culuk) civcivleri çıkar. O sırada ilkbahar yağmurları da başlamıştır. O günlerde bir günde dört mevsimin yaşandığı da olur. Böyle bir günde ev sahibi nine hindinin yavrularını evinin güneye bakan güneş alan bir yerine kalbur içinde getirir. Önce minik yavruları bir bir doyurur. Sonra başka bir işe dalar. Bir müddet sonra hava bulanır yağmur çiselemeye başlar. Bunu gören culuk yavrularını tedbir amaçlı damdaki çörten denilen yağmur oluğunun dibine getirir. Kanat gerer ve civcivleri altına toplar. Biraz sonra yağmur şiddetini artırır. Damdaki çörtenden akan su hindinin altındaki yavruları tek tek sürükler götürür.
Evin hanımının aklına hindi ve yavruları düşer. Telaşlı bir şekilde bıraktığı yere koşar ancak orada bulamaz. Biraz sonra çörtenin dibinde bulur. Bakar ki civcivler bir bir suda boğulmuş. Culuk hala altında civciv var zanneder ve gelen hanımdan yavrularını kıskanır. Bili bili diye kabarır durur. Bunu gören hanım hindiye kızar “Ne çok bilmişlik yaparak bili bili diyon halbuki b.ku bilmiyon. Altında bir tane cücük kalmamış hala bili bili diyon.” Der tekmeyle vurur.
6 Şubatta yaşadığımız Büyük deprem 10 vilayeti yerle bir etmiş, yazıyı kaleme aldığımız şu saat itibariyle üzerinden bir hafta geçmesine rağmen yapılanlar olduğu gibi yapılamayanlarda olmuştur. İllerin büyük caddelerinde kurtarma çalışmaları yapılırken maalesef ilçe belde ve köylerimizde ulaşamadığımız alanlarda elbette vardır. Devletin tüm organlarıyla yaptıklarını bunun yanında millet olarak topyekûn yapılan yardımları fedakârlıkları bilmiyor ve görmüyor değilim.
Bunun yanında deprem boyunca hemen hemen her gün TV kanallarında çıkan konuşmacılar neler söylemiyorlar ki. Tıpkı Ayrıdam ‘ın culuğu gibi her şeyi ben biliyorum diyor bazıları. Meğer deprem hakkında ne çok bilgileri varmışta biz bilmiyormuşuz. 1939 Büyük Erzincan depreminden sonra meydana gelen her deprem sonunda yeni tedbirler alınmış, kanunlar çıkartılmış, deprem yönetmelikleri de hazırlanmıştı. Bana göre doğrusu da yapılmıştı.
Söylemem odur ki bu yapılanların yanında ekranlarda ahkâm kesen sözümona doçent olmuş, profesör olmuş, insanlıktan nasibini almamış kendine göre şanı şöhreti olan bazı kişilerin kahkaha atarak milletin yarasını kaşıyan densizleri kastederek Ayrıdam ’ın culuğu hikâyesini anlattım.
Bu tür adamlar bildiklerini bu güne kadar neden dile getirmemişler. Çalıştıkları kurum ve kuruluşlarda, bulundukları üniversitelerde yetiştirdikleri öğrencilerine mezuniyet diplomalarını verirken ülkemizin deprem kuşağında olduğunu bildikleri halde neden ve niçin seslerini dün değil de bugün yükselttiklerini anlamak mümkün değil. Ben bu gibi sözümona TV ekranlarında istihza ederek, aşağılayarak kendilerini ilim erbabı, başkalarını cahil görerek kahkaha atanlara melek ebemin hindiyi tekmeleyip ‘kalk ne bili bili diyorsun altın da cücük kalmadı hepsini suya verdin’ cümlesini söylemek istiyorum.
Netice, olan olmuş, evler yıkılmış, koca koca binalar yan yatmış, enkaz altında binlerce insan ölmüş, çoluk çocuk çığlık atıyor. Dul bacılar, yetim yavrular yetimhaneleri doldurmuş, çadırlarda şifa bekleyen yüzbinlerce insanımız kendine uzatılacak bir tas çorbaya hasret. Bir yudum suyun verilmesini beklerken oturup yüreklerimizi soğuk kış gecelerinde ısınacakları bir soba başlarını sokabilecekleri bir yuva mesabesinde olsun. Herkesin yapacağı bir şeyin olduğunu biliyorum. Yapılanlardan Allah razı olsun bu tür istihzalı söylemleri de kınıyorum vesselam.

BİLİ BİLİ DİYEN BİLECENLERE
Giriş Yap

Merhaba Yozgat Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!