BAŞKAN ARANIYOR…

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Fazilet Partisi kapatıldı, bir süre sonra da gelenekçi kanatta  Saadet Partisi kuruldu. 45’in üzerinde milletvekili ile parlamento da temsil edildi. Birkaç ay sonra da bu partiden bölünen yenilikçi kanatta yer alan  partililer de Ak Parti’yi kuruverdiler.  Ak parti kurulduğu günden itibaren çıtayı yükseltti, hatta ilk yapılan genel seçimde de tek başına iktidar oldu.  Daha sonra yapılan seçimlerde de Ak Parti birinciliğini koruyarak hem yerelde hem de genel seçimde rakiplerine fırsat vermedi. Ezici bir çoğunlukla da tek başına iktidar oldu. Saadet Partisi’ne gelince de 3 seçimde oy oranını yüz de 2,5’larda tutarken, tabanının büyük bölümünü Ak Parti’ye kaptırdı. Saadet Partisi’nin tecrübeli genel başkanı muhterem Recai Kutan Bey yerini Prof.Dr. Numan Kurtulmuş’a bıraktı. İlk seçimde de oy oranlarını yaklaşık 5,5-6 oranına yükseltiverdi. Bu arada birçok belde belediye başkanlığının yanında  Şanlıurfa belediye başkanlığı seçimini kazanmayı başardı. Saadet Partisi Yozgat’ta ilk teşkilatını kurduktan  itibaren;  Ahmet Büyüksoy, Mustafa Dağ, Ali İhsan Çelikkaya, Enver Erkılıç, Ali Rıza Sungur gibi isimleri il başkanlığında sırasıyla eskitti. Kulislerde ifadesini bulduğu şekliyle genel başkan Numan Kurtulmuş’un “İlçede yaşayan birisinden il başkanı olmaz. Derhal yeni bir teşkilat kurulsun” talimatları doğrultusunda bugünlerde hummalı bir çalışmayla partinin başına geçecek bir il başkanı arayışı içinde oldukları belirtiliyor. Partiye başkan arayan kim? Başkanı belirleyen kim? Kararı verecek olan kimler? Ortalarda doğrusu kimse de gözükmüyor. Kendinde yetki gören eski dostlarımız ileri geri konuşuyorlar. Son birkaç haftadır il başkanı için önce Av. Yakup Şahin ismini ortaya attılar. Daha sonra Hüseyin Durusoy ismini sıkça telaffuz etmeye başladılar. Hatta her iki arkadaşa da teklif götüren isimlerin söylediklerine göre Hüseyin Durusoy’u Yerköy’e çağırmış, 3 saat enine boyuna görüşmüş, konuşmuş, Saadet’in Arslan’ı.  Bakmış ki; Hüseyin Durusoy su gibi kabına sığmıyor. Kolay kolay kimseye boyun bükmeyen yapıya sahip birisi. Durusoy, “Sesini yükseltivermiş bu partinin il başkanı olacaksam önce partinin genel başkanı Numan Kurtulmuş Bey’le bir görüşürüm” deyivermiş demesine de, Saadet’in Arslan’ı bu sözden hiç mi hiç hoşlanmamış. Olur, mu böyle bir şey, bu partide kimse kendine bir şey isteyemez. Bizler yüce bir davanın neferleriyiz. Bu partide görev istenmez verilir. Ben varken sen nasıl olurda böyle talepte bulunursun Genel başkana gitmeyi düşünürsün? Olmaz öyle şey diye hop oturup, hop kalkmışta defterinden silmiş Durusoy’u. Peki Saadet’in Arslan’ın bu partiye geldiği günden bu güne görev üslenmiş hangi il başkanının, hangi ilçe başkanını yanında tutabilmiş. Bugünler  de yaptığı ilçe kongrelerinde hangi eski arkadaşları ile kol kola girerek omuz omuza kongrelerini yapabiliyor. Hoşuna gitmediği ister parti müfettişi, ister il başkanı, isterse ilçe başkanı olsun ne yazar. Önemli olan küçük olsun benim olsun gerisi bana yeter mantığıdır. Peki, Saadet’in Arslan’ına göre kafasında ki il başkanı nasıl olacak? – Yapılacak ilk ve ondan sonra ki tüm seçimlerde ulu orta balıklamasına atlayıp da bende adayım demeyecek. – Ağzının içinde dili olmayacak. – Birden fazla arabası olacak. – Parasının hesabını bilmeyecek. Şimdiden bütün köyler gezilecek, köy temsilcileri tespit edilecek, beldelerde ve ilçelerde kongreler yapılacak, delegeler, tabanın istediği şekilde değil, bizim okeyimizden geçecek, beğenirsek evet, beğenmezsek hayır denecek. Hatta ileride iş başına getirdiğim başkan kim olursa olsun? Benim Yozgat’ta temsilcim var o hataları bana bildirir, bende gereğini yerine getiririm, genel merkez nezdin de hiç kimsenin de gözünün yaşına bakmam, herkes buna göre ayağını denk alsın, ilerde işimi zorlaştırmasınlar. Ben varken başka adama ne gerek var? Görmediler mi? İhsan Şahin nerede? Yusuf Köksal nerede? Diplomaysa diploma, etiketse etiket, makamsa makam, Allah her şeyi bana vermiş. Bir başkasına ne gerek var? Sanki biz bu görevi en iyi şekilde Ankara’da yapamıyor muyuz? Bakın dostlar kimseyi muaheze etmek istemiyorum. Hangi partide olursa olsun bu tür bir yaklaşım sergileyen partilerin başında her kim varsa netice alınamamıştır. Milli görüş geleneğinden gelen Yozgat’ta onlarca, yüzlerce tanıdığımız il başkanlığı yapacak kapasite de mensubu vardır bu partinin.. Bu arkadaşların kaygıları; genel merkezi bu şartlarda kim nasıl ve ne şekilde aşabilir sorusunun cevabını bulamadıklarındandır. Netice olarak; bu partinin muhterem genel başkanı Numan Kurtulmuş  bir vesileyle gerek Ankara’da gerekse Yozgat’ta bu davaya ömrünü vermiş, kıyıda köşede unutulmaya yüz tutmuş ne kadar çok parti mensubu olduğunu unutmasın. Taşrada ki arslanlar, kaplanlar, yunuslar da genel merkezde ki avını bekleyen arslanlar kaplanlar kadar samimidirler, bu işi dün olduğu gibi bugünde hasbi olarak yapacaklardır. İl başkanını seçerken de dün olduğu gibi bu günde birilerini kurda kuşa yem etmesin Genel Başkan Kurtulmuş diyorum Vesselam… 8 ŞUBAT 2010 PAZARTESİ

BAŞKAN ARANIYOR…
Giriş Yap

Merhaba Yozgat Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!