BAŞBAĞLAR KATLİAMI

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bundan tam 16 yıl önce meydana gelen Erzincan’ın Kemali’ye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde, 33 kişinin teröristlerce katledilmesinin yıldönümü… Eski il başkanı bir dostumu ziyarete gittiğimde, bana hitaben “Başkanım gazeteni okuyorum. Başbağlar Katliamı ile ilgili bir habere değinmemişsin” dediğinde… “Söz veriyorum Pazartesi günü Allah nasipederse ilk kaleme alacağım yazım bununla ilgili olacak” dedim kendilerine. Bu konu, ülkemizin değişik şehirlerinde telin edilerek, yerildiler. Fotoğraflarla ölenler anılırken, “Mağdurlar ve failler dışarıda, Adalet Nerede?” ve “Başbağlar adalet bekliyor” yazılı afişlerin de yer aldığı sergi alanında konuşmalar bile yapıldı. 6 Temmuz 1993 tarihinde olan bu katliamın üzerinden bu kadar yıl geçmiş olmasına rağmen, faillerin bulunamaması sorgulanıyor günümüzde.. Başbağlar Köyü Güzelleştirme ve Kalkındırma Dernek Başkanı Mehmet Aydın,  bir grup terörist, Başbağlar köyüne gelerek erkekler ile kadın ve çocukları ayrı yerlere topladıklarını anlatarak, “33 Şehit verdik. 70 yetim ve 40’a yakın dul kaldı” dedi. Sivas’ta Madımak otelinde 37 kişinin katledildiği olayla Başbağlar katliamının aynı güçler tarafından gerçekleştirildiğini de savunan Mehmet Aydın, daha sonra şöyle diyordu: “Sünni ve alevi ayrımı çıkarıp, Türkiye’yi parçalamak istediler. Ama bu amaca ulaşamayacaklar. Biz kardeşiz. Bu coğrafya da beraber yaşayacağız. Başbağlar katliamının ‘Ergenekon’ soruşturmasının 3. iddianamesine de gireceği söyleniyor. İnşallah girer. Eğer katiller orada ise bulunsun. Gereken cezayı da alacaklarına inanıyoruz.” Yine, Şair ve Yazar üstadımız Yavuz Bülent Bakiler, diyor ki: “16 yıl önce, yine bu sütunda, Yakıştı mı sana ey koca Sivas başlıklı yazımda şöyle bir iddiada bulunmuştum: Sivas’taki Madımak faciasını cehalet, gaflet, vahşet… Kelimeleriyle ifade edemeyiz. Bu kelimelerden bin misli daha kuvvetli yeni kelimeler bulmalı hadiseyi o kelimelerle lanetlemeliyiz! Demiştim. Sivas faciasından iki gün veya üç gün sonra, birtakım caniler, Erzincan’ın Başbağlar Köyünü basmışlar, orada 33 Sünni vatandaşımızı, hayvanlarıyla birlikte yakarak kaçmışlardı. Başbağlar’da bazı evlerin duvarlarına, kocaman harflerle beyinlerinin ve yüreklerinin karanlığını yazmışlardı: “Sivas’ın intikamını aldık!” demişlerdi. O tarihte Erzincan Valisi, rahmetli Recep Yazıcıoğlu idi. Yazıcıoğlu Denizli’ye tayin olduğunda orada kendisine o Başbağlar faciasını sormuştum. Bana: “Ben Başbağlar köyünü basarak 33 vatandaşımızı yakanları bularak adalete teslim ettim. O tarihte, Erzincan savcısı devrimci ve ilerici bir kimseydi. Aramız yoktu. Benim yakalattığım canileri “Ben bu Valinin tutup getirdiği kimseleri tevkif edemem!” diyerek serbest bıraktı. Onlar da yurt dışına kaçtılar. Dikkat ediyor musunuz bizim basınımız, Başbağlar faciası üzerinde hiç durmuyor. “Bu köyü kim bastı? 33 vatandaşımızı kim yaktı?” diye hiç sormuyor. Kimse caddelere çıkarak Başbağlar dehşetini telin için yürümüyor. Katiller bulunsun! Diye bağırıp çağırmıyor. Niçin? Yani Sivas’ta yakılanlar insandır da, Başbağlar’da yakılanlar 33 sayfalık kullanılmış, eskimiş, yırtılmış bir çocuk defteri midir? Şimdi varsa yoksa Sivas! Burada bir oyun var!” demişti.” Şimdi bizde diyoruz ki; katliam, terör kim tarafından, niçin ve ne maksada matuf olarak işlenirse, işlensin. Tasvip edilecek bir olay değildir. Başbağlar olayları kimler tarafından, niçin yapılmış olursa olsun, bilsinler ki, o katliamı yapanlar katildir, canidir. Bu memlekete iyilik yerine kötülük yapmışlardır. Dolayısıyla Başbağlar köyünde yapılan katliamı da diğer tüm katliamları da nefretle, iğrenerek, tiksinerek kınıyorum. Bir daha bu tür olayların olmamasını diliyorum vesselam… 6 TEMMUZ 2009 PAZARTESİ

BAŞBAĞLAR KATLİAMI
Giriş Yap

Merhaba Yozgat Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!