BAŞ OLANLAR ÖĞÜNMESİN

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Seçimlerinin 14 Mayıs’ta yapılmasının kesinleşmesi sonrasında Ak Partiden Milletvekili olabilmek için adaylar sıraya geçtiler. Bugünden sonra değişik partilere mensup adaylıklarda peş peşe açıklanacağa benziyor.

Dünyanın en zor işlerinin başında siyaset sanatı gelir. Siyaset yalnızca koltukları doldurmak için yapılmaz. Sorun çözme ve sorunlarla çözümleri paylaşma sanatıdır siyaset.

 Yönetici 2 türlüdür; ya kendini taşır, ya da kendini taşıtır. Yozgat’ta seçilecek Milletvekilleri halkını taşımalı, kendini taşıtmamalıdır. Malzeme insan olunca, alamazsınız, satamazsınız. Arılar bal alacağı çiçeği bilirken, insanoğlunun, akıl alacak yeri bilmemesi ve işi ehline sormaması kendi işini zorlaştırır. Bal yapması için kovanlarda arı yerine sinek beslemiyoruz. Hastamızı doktor yerine kasaba götürmüyoruz.

 Halkın her kesiminde, insanların düşüncelerinden yararlanmanın yolu bulunmalıdır. Şûra, istişare, müşavere, meşvere, müşavir, müsteşar kelimeleri dilimizde hâlâ kullanılır olmasına rağmen günümüzde bunlara önem verildiği pek söylenemez.

İstişare, başın içindekileri toplayarak bir konuya çözüm getirmesidir. Aday adayı olan kişiler hangi partiye mensup olursa olsunlar şunu bilmeliler.

 Yozgat’ımızın yetiştirdiği şairlerimizden Kazancıklıoğlu ne kadar güzel söylemiş: “Baş olanlar öğünmesin/Ne gelirse başa gelir/Diz toprağa yaslanır da/Baş düşerse taşa gelir.” Vücut da baş ne ise, devlette Milletvekili, Başkan kısacası bizi yönetenler de odur.

Baş vücuda ağırlık vermediği gibi Milletvekili olacak kişilerde halkına ağırlık vermemelidir. Baş vücudun bütün organlarını aynı şekilde gözetir. Burun güzel bir koku alsa vücudun her bölgesi haberdar edilir ve o güzel kokuyu hisseder. Göz, güzel bir gül görse, ayak tırnağımızdan saçımızın ucuna kadar bütün organlarımız güler. Velhasıl baş, bütün güzellikleri vücudun bütününe iletir. Milletvekilleri de bir baş olarak bunu yapabilmelidirler.

 Yeter ki ülke ve Yozgat insanı yediğinizden yiyebilsin, giydiğinizden giyinebilsin, ağladığınıza ağlayıp, güldüğünüze gülebilsin.

 Bize düşen ise seçim süreci içine girdiğimiz şu günlerde aday adaylarında, ince eleyip sık dokuyarak nitelik ve nicelik aramaktır. Milletvekilliği gibi önemli bir makamda oturacak kişilerin donanımı, vizyon ve misyonunun olması, halkının önünde adı üstünde milletin temsilcisi olması gerekir.

Partileri yönetenlerin kısır çekişme, sen ben kavgası yapmak ve insanları ötekileştirmek değil, ehliyet ve liyakate önem vererek, donanımlı, kariyerli, esnafın, tüccarın derdinden ve dilinden anlayanlardan olmaları gerekir. Eğer geçmişteki gibi bir yapılanma olacaksa, vay Yozgat’ın haline.

Bunu neden diyorum? Altının ayarını sarraf bilir, altının ayarı tezek satıcısından sorulmaz. Cahilden bilgi almaya çalışmak, körden renkleri sormak gibidir.

Âhirkelâm, “Parti yöneticilerinden bunları isterken, halkımız da kusura bakmasın onlar da aynı şekilde ince eleyip sık dokusunlar. Elinde projesi olmayan, kafasında, gönlünde insan sevgisi olmayan, Yozgat’ın makûs talihini yenemeyecek vekillerin seçilmesinin Yozgat’ın hayrına olmayacağını düşünüyorum. Vesselam.

BAŞ OLANLAR ÖĞÜNMESİN
Giriş Yap

Merhaba Yozgat Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!