BAHRİ KOÇOĞLU 2

Koçoğlu’nun 1973’te ilk defa girdiği siyasette kazandığı milletvekilliği birtakım ayak oyunlarıyla elinden alınır.Ondan sonra da kaçırdığı o fırsatı b...

Ahmet Büyüksoy
Ahmet Büyüksoy Tüm Haberleri

Koçoğlu’nun 1973’te ilk defa girdiği siyasette kazandığı milletvekilliği birtakım ayak oyunlarıyla elinden alınır.
Ondan sonra da kaçırdığı o fırsatı bir daha yakalayamaz.
Daha sonraki yıllarda emekli olur, köşesine çekilir.
Ömrü de kısaymış genç sayılabilecek bir yaşta da vefat eder.
Seçimlerden 40 sene sonra Yozgat Hamamcıoğlu Camii’nde ihtiyar bir adam ikindi namazını kılar.
Namaz çıkışı yana yana Bahri Koçoğlu’nu arar durur, ama bulamaz çünkü Bahri Koçoğlu vefat etmiştir.
O adam Bahri Koçoğlu’nun kazandığı MSP milletvekilliğini iki gün sonra elinden alıp MHP’li Ali Fuat Eyüpoğlu’na veren o günün mahkeme hâkimidir.
Yaptığı yanlıştan pişman olup helallik dilemeye daha önce görev yaptığı Yozgat’a gelmiştir.
Arar arar, bir türlü bulamaz Koçoğlu’nu. Cami avlusunda bulunan emin kişilere yaptığı bu yanlışı ve pişmanlığını ifade eder ama nafile.
Yozgat’tan ayrılır. Gidiş o gidiş. Helalleşmeleri bu dünyada olmaz öbür dünyaya kalır.
Bahri Koçoğlu anlatmakla bitmez. Uyanık bir profil çizse de iyi niyetli, saf bir kişiliğe sahipti.
Kendisinden bir anekdot anlatmak isterim.
Çalıştığımız kurumun telefonları o dönemde manyetoluydu. Bugünkü gibi otomatik değildi. Bulunduğunuz yerden telefon ahizesini kaldırırsınız, karşınıza çıkan görevliden (genellikle bu işi kadınlar yapardı) istediğiniz numarayı bağlamasını ister, beklemeye koyulursunuz.
PTT memuru o numarayı bulup size biraz sonra bağlardı. Bu aceleye gelmez bazen bir dakika bazen on-on beş dakika sürerdi.
Arayan adamın acele işi varsa bazen hiddetlenir küplere de binerdi.
Koçoğlu da yeni müdür olmuş her ne kadar milletvekilliğini 19 oyla kaybetmiş olsa da siyasette söz sahibi, sözü geçen birisiydi.
Böyle bir günde önemli bir iş görüşmesinde telefonla PTT’yi arar memure kızımız da kısa sürede bağlantıyı kuramaz. Koçoğlu küplere biner, tartışırlar. Kızcağızı üzecek sözler sarf eder.
Bağırır, çağırır.
Meğer hemen bitişiğinde bulunan çocuk yuvasının telefonlarıyla bizim telefon hatlarımız yer altı çalışmalarından dolayı birbirine karışmıştır. Bizim konuştuklarımızı onlar dinlermiş.
Koçoğlu’nun samimi arkadaşı Nuh Erdem, bu tartışmayı dinler. Bir müddet sonra ağzına kalemi alır, PTT’deki kızın kardeşiyim, kızcağızı niye üzdün, niye hakaret edip ağlattın?
Bunu senin yanına koymam der ve tehdit eder, telefonu kapatır.
Ertesi gün bir daha tehdit eder. Birkaç sefer böyle yapınca Koçoğlu işin ciddiyetini anlar, korkmaya başlar.
Çarşıya bile inemez. Kendi güvenliğini korumak adına babayiğit öğrencilerden eli sopalı üç-beş kişilik bir ekip kurar.
Bir hafta boyunca önlemlerini artırır. Koçoğlu’nu hepten tehdit eder Erdem.
Özel kurye ile ya İmam Hatip müdürü Mustafa Göçer’in yanına ya da çocuk yuvası müdürü Saim Şahin’i yanına gider, kendine yapılan tehditleri oradan takip ederdi.
Tehdit eden arkadaşı sen erkek değil misin kızcağıza hakaret etmeyi biliyorsun ama çarşıya pazara inemiyorsun. Çünkü korkuyorsun. İlk gördüğüm yerde yumruğu ağzına tıkarım diyor.
Koçoğlu bir gün bana sıkı sıkıya tembih etti. Sen sabahtan akşama kadar burada telefonun başında nöbet tutacaksın.
Ben başka yerlerden bu namussuz kimse yakalatacağım, dedi. Belli bir müddet sonra Nuh Erdem gülerek yanıma geldi;
“Nerede senin müdür Koçoğlu” dedi.
Telefonu eline aldı, yine tehdite başladı.
Anladım ki Koçoğlu’nu tehdit eden kendi arkadaşı Nuh’tan başkası değildi.
Bir hafta süreyle ekmekten, aştan kesilen; evden dışarı çıkamayan, korku içinde köyünden güvenlik adına tabanca bile getiren Koçoğlu beni aradı;
“Ahmet 422 No’lu telefondan beni tehdit eden namussuz kim? Geliyorum, onun anasını… ” dediğini;
Saim Şahin’in makam cipiyle apar topar oraya geldiklerini, ağzında ne kötü galiz kelimeler sarf ettiğini sonra da kahkahalarla güldüklerine şahit oldum.
Doğrusu ben de Koçoğlu gibi rahatladım.
Hey gidi günler hey!
Bu dünyadan bir de Bahri Koçoğlu diye bir adam geldi ve geçti. Allah rahmet eylesin, nur içinde yatsın diyorum.
Vesselam…

14 Eyl 2023 - 07:00 -

Mahreç  Ahmet Büyüksoy


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Merhaba Yozgat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Merhaba Yozgat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Merhaba Yozgat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Merhaba Yozgat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.