AİLE YAPIMIZI KORUMAK

Aile, bir toplumun en kutsal birimidir. Oradaki masumiyet, sıcaklık, fedakârlık, sevgi, hoşgörü ve rahatlık hiçbir yerde yoktur. İnsan, mutluluğu aile çatısı altında aramalıdır. Aile içinde mutluluğu yakalayan insan hedefine ulaşmış demektir. Aile dışında mutluluğu yakalamak ise çok zordur.

Günümüzde dış ortam acımasız ve tehlikeliyken ailemiz, yuvamız bizim için en korunaklı yerdir. Dışarıda her şey menfaatler ve ihtiraslar üzerine kurulmuşken aile çatısı altında karşılıksız samimiyet vardır.

Aile temeli sağlam olan toplumlar güçlüdür, dirençlidir. Türkiye olarak bizi güçlü kılan en önemli özelliğimizin bu sağlam yapı olduğu kanaatindeyim.

Ancak son yıllarda bunu bilen şer odaklarının aile yapımızı hedef aldıkları görülüyor. Aile temelini sarsmak toplumu sarsmak demektir çünkü. Özellikle basınımız ve televizyonlarımız kullanılarak aile müesseselerimiz topa tutuluyor.

Bu müesseseyi yıkıp parçalamak için akla, hayale gelmeyen entrikalarla vicdansızca saldırıyorlar. Yapılan filmler, klipler, eğlence programları, magazin programları, toplumu yozlaştırmaktan öteye geçmiyor.

Günümüz medyasında aile içi meseleler ekranlara yansıtılıyor. Evlenenler, boşananlar, soyunmayı marifet sayanlar. Aileye başkaldırmayı özgürlük olarak gösterenler, her günahı normalleştirenler gençlerimize örnek oluyorlar.

Bunun dışında Türk aile yapısına, Türk kültürüne uymayan batılı yaşam tarzı, gerçeği yansıtmayan lüks ve şatafat ortamı gençlerimizde özenti yaratıyor. Ailesinden böyle bir yaşam göremeyen çocuklar, gençler isyan edip bunları başka yerlerde aramaya koyuluyorlar.

Bu eğitimin adı TV eğitimidir ve halkımız bu eğitimden geçmektedir. Sabahtan akşama kadar süren magazin programların da zekâ, kalite, yüksek duygular değil, “İçgüdüler” gözetiliyor.

Neticede oluşan ahlak, millet olarak bünyemize uymayan müstemleke ahlaktır. Bu programlar aile kurumunun ciddiyetine yakışmıyor. Kutsal bir müesseseyi basitleştiriyor. Kadın ve erkek adaylarının eş araması, örf ve âdetlerimize ters düşmektedir. Bu gibi programların aile müessesini çökertmekten başka hedefi yoktur.

Genel Ahlakı ve Türk aile yapısını korumak, aile fertlerimize düştüğü gibi komşularımıza, okuduğumuz okullara, bizi yöneten Siyasetçilerimize, Bürokratımıza, yazar ve çizerlerimize de düşüyor. Bu hassas ve ciddi konuya daha fazla önem göstermemiz gerekmektedir.

Bir genç Peygamberimize gelerek: “Ya Resûlullah bana zina yapmak için izin ver” der.

Orada bulunanlar gencin üzerine yürüyerek onu ayıplarlar ve men ederler.

Hz. Peygamber “Bana getirin” der.

Yaklaşınca: “Bu fiilin annene yapılmasını ister misin?” der.

Genç:” Hayır vallahi istemem” der.

Peygamberimiz daha sonra:

“Kızın için kabul eder misin?

Kız kardeşin, halan, teyzen için bunun yapılmasını ister misin? Diye sorar ve her defasında “Vallahi hayır” cevabını alınca.

Hz. Peygamber’de; “Diğer insanlarda buna razı olmazlar” der. Sonra elini gencin üzerine koyup: Yarabbi günahlarını affet, kalbini pak et, fercini muhafaza et” diye dua eder.

Velhasıl, unutmayalım, aile bizim son kalemizdir diyorum.

Vesselam…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Büyüksoy - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Merhaba Yozgat Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Merhaba Yozgat Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Merhaba Yozgat Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Merhaba Yozgat Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.