51 YIL SONRA MENDERES

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

27 Mayıs 1960 ihtilalini radyodan duymuştu rahmetli babam. Demirci İlhan amca ile babam karşılaşınca inkılap oldu dediler birbirlerine. Ben o zaman 5 yaşında çocuktum. Babama inkılabın ne olduğunu sordum da, anlattı bana. Menderes’in asılacağı sanki kalbine doğmuştu.

Ah! Çekerek içini geçirdi, elini dizine vurduğunu bugün ki gibi hatırlıyorum. Daha sonra idam edildiğinde köyümüzde yas tutulduğunu, babamın da gözyaşlarını tutmadığını, arkadaşlarıyla ağladığını biliyorum. Merhum başbakanlardan Adnan Menderes idam edilişinin 51. yılında mezarı başında binlerce kişinin katılımlarıyla anıldı.

Günler öncesinden okunan bin bir hatimle, dualarla yâd edildi. Rahmetli eski Başbakan Menderes ve arkadaşlarının sadece bedenen bu dünyadan ayrıldığını, halkın gönlünde sevgilerinin devam ettiğini bugün de görüyoruz.

Menderes’in milletinin değerlerine karşı ne kadar hassas davrandığını biz biliyoruz. Milletin de, kendi değerlerine bu kadar barışık olan Menderes’e kalbini aştığını biliyoruz. Menderes’in tek parti dönemi ardından cesaret göstererek demokrasiyi telaffuz ettiğini ve “yeter artık söz milletin” dediğini de biliyoruz.

Ezanın, onun döneminde “Tanrı uludur” yerine “Allah u Ekber” diyerek aslına döndürüldüğünü de biliyoruz. Bunu yaparken de günlerce gözyaşını tutamadığını da biliyoruz.

Menderes 1958 yılında bugün ki anıt mezarının olduğu büyük caddeyi açtırır. Ve oraya Vatan Caddesi ismini verdirir. 1994 yılında zamanın Belediye Başkanı Recep Tayip Erdoğan, Menderes’e vefa borcu olarak Vatan Caddesinin adını Adnan Menderes Bulvarı olarak değiştirmiştir. Dolayısıyla bu cadde üzerinden geçen binler, on binler dua okurlar Menderes’e ve arkadaşlarına.

Bugün dağdaki çoban bile Menderes diyor hala. Ölümünün üzerinden 51 yıl geçmesine rağmen o coşku, o sevgi hala milletin gönlünden silinmedi. Bizim çocukluğumuzda birçok aile çocuklarının adını Menderes koymuşlardır, Adnan’ı bilinmeseler de. İnsanlar âşık olmuş adeta Menderes ismine.

Menderes idam edildiğinde rahmetli Turgut Özal 34 yaşındaydı. Menderes idam edildiği gün yüreği sızlar, içi yanar. Kendi kendine söz verir “Bir gün seni oralardan alıp İstanbul’un göbeğine getireceğim ve Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’un fethe hazırlandığı zaman çadır kurduğu bugün ki tepeye mezarını nakledeceğim” diye.

29 yıl sonra 17 Eylül günü Özal’a verdiği sözü tutmak nasip olmuş. Büyük bir devlet töreniyle Yassıada’da meftun Adnan Menderes’in na’şını buraya getirmek nasip olmuştur. Menderes ve arkadaşları Anadolu’nun her mezrasından, köyünden, beldesinden, ilçesinden, illerinden binlerce, on binlerce insanların omuzlarında taşınarak, Türk milletinin bağrına defnedilmiştir o gün.

O günden bugüne her yıl anma törenleri yapılıyor yüzlerce, binlerce hatimler eşliğinde dualar okunuyor. Hala gözyaşları dökülüyor sevenleri tarafından. Geçtiğimiz günlerde yine anma törenleri yapıldı. Bin bir hatim bağışlanarak mevlitler okunup dualar yapıldı. Kendisine ve arkadaşlarına Fatiha okutan, Başbakan olarak rahmet dilenen, binlerce insanın olduğunu bugünde görüyoruz.

Keşke herkes arkasından giderken geride kalanlara gözyaşı döktürebilse, rahmetle anılabilse? Arkasında güzel bir anı, güzel bir sevgi seli oluşturabilse.

Ben öyle bilirim ki hayat geçer, ömür biter, süre dolar, vade tamam olur. Bizden geriye kalacak olan: “Mazlum karşısındaki duruşumuzdan başka bir şey değildir.” Sözlerimi bitirirken her şey yalan olsa da hakikat olan; “Baki kalan bu kubbede bir hoş seda imiş” Ruhları şâd olsun diyorum VESSELAM… 20 EYLÜL 2012 PERŞEMBE 

51 YIL SONRA MENDERES
Giriş Yap

Merhaba Yozgat Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!