AHLÂKINI KAYBEDEN MİLLET YIKILMAYA MAHKÛM OLUR

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Binlerce yıldan beri dünyaya hak ve adalet duygularının öncülüğünü yapmış, 16 ayrı devlet kurmuş, dünyaya insanlık öğretmiş bir ahfadın evlatlarıyız.
Gittiğimiz fethettiğimiz her yere yollar, köprüler, camiler, mescitler, hanlar, hamamlar yaptırmışız. Bütün dünya, hayranlıkla ecdadımızın kahramanlıklarına şahit olmuşlardır.
Bugün bile bu necip milletin, tarihteki kahramanlık ve başarılarına hayranlık duyan milletlerin sayısı oldukça çoktur.
Mehmet Akif Merhum;
“Donanma ilerlerken, muzafferan ileri.
Üzengi öpmeye hasretti, Garbın elçileri”

Bir millet kendi özüne bağlı kalarak, ayakları üstünde ancak yükselebilir. Yükselince, kalkınınca, iktisaden zenginleşince de itibarlı güçlü devlet olur.

Geçmişini bilmeyen ve aşağılık kompleksine kapılan toplumların itibari yoktur.
Hele hele taklitçilerin itibarı hiç yoktur. Çünkü taklitçi kendisi değildir ki, ona itibar edilsin.
Biz, ancak biz olmaya devam edersek, varlığımızı sürdürebilir, geleceğe emin adımlarla ilerleyebiliriz.
Millet olarak, Tanzimat’la başlayan batıcılık hastalığına müptela olduk. O gün bu gün eski ihtişamlı günlerimizi özler olduk. Bugün Türkiye, tarihin en buhranlı günlerini yaşamaktadır.
Ahlak tahribatı ve dejenerasyon, toplumu adım adım sosyal çöküşe ve yok olmaya götürmektedir. Boşanma olayları had safhaya gelmiştir. Kendileri evleniyor, kendileri boşanıyorlar. Aile birliği paramparça oldu. Fuhuş aleniyet kazandı. Uyuşturucu müptelası olanlar, tinerciler kol geziyor, cirit atıyor ülkemizde.
Alkol tüketimi hızla artıyor. Üniversite, lise derken ilköğretim kurumlarına kadar sıçrama eğilimi gösteriyor bugünlerde.

Tasvip edilmeyen bu olaylar ahlakımızın yozlaşmasına, nesillerimizin kaybolmasına sebep teşkil ediyor. Değerlerimiz unutulmuş, kurallar çiğnenmiş, toplumun manevi dokusu yara almıştır.
Aklıselim düşünürler, bu duruma seyirci mi kalacağız?
Yöneticilerimiz, siyaset erbabı, bürokratlarımız, yazar-çizer takımımız, en önemli varlığımız olan anne ve babalarımız görevlerini yapmayacaklar mı?

İhtiyar dünyamız şu gerçeğe şahitlik etmişler ki, toplumları yıkan en önemli iki şeyden birisi zulüm, diğeri de ahlâksızlıktır.
İstanbul’un fethinde Bizans kan kaybederken, tehlikeyi gören Bizans hükümdarı Konstantin, askerleri son kez toplar.
Veciz bir konuşma yapar. Sonunda derki;
“Ey milletimin evlatları, ahlakını yitiren bir millet ayakta duramaz. Biz millet olarak, ahlaki değerlerimizi kaybettik. Özümüzü unuttuk, sözümüzde durmadık ve yıkılmaya mahkûm olduk.
Artık teslim olmaktan başka yol bilen varsa buyursun. Aha taç, aha taht…”diyor.
O gün Bizans teslim bayrağını dikiyor.
Ahlakın çöküşüne seyirci kalmayın. Milli değerleri çiğnetmeyelim efendiler diyorum.
Vesselam…

AHLÂKINI KAYBEDEN MİLLET YIKILMAYA MAHKÛM OLUR
Giriş Yap

Merhaba Yozgat Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!